Özlenen Rehber Dergisi

154.Sayı

İnsanlık Tarihinin En Büyük Problemi ve Hastalığı 'Bağımlılık'

Murat PAYDAR Özlenen Rehber Dergisi 154. Sayı
Bismillah
Ve’l-hamdulillâh
Ve’s-salâtu ve’s-selâmu alâ Rasûlillâh.

Tarih boyunca insanlar genel olarak iki büyük sorunla mücadele etmiştir:
Biri; salgın hastalıklar,
diğeri ise; davranışlarda ve fikirlerdeki sosyal-kültürel sapmalardır.
Salgın hastalıklar; milyonlarca kişinin ölümüne neden olmuş, yenilmez denen orduları durdurmuş, ekonomik, siyasal ve demografik sonuçlarıyla yeryüzü haritasının yeniden çizilmesinde bile önemli bir role sahip olmuştur. Bu salgın hastalıkların başında veba, cüzam, tifo, zatürree gelmektedir.
Davranışlardaki sapma; bir toplumda kurallara uymayan ve onları dikkate almayan, temel insanî ve meşru davranışların aksine cereyan eden davranış biçimlerini ifade eder.
Fikirlerdeki sapmalar ise; insanlarda ruhsal boşluklar ve saplantılar meydana getiren, inancın bile geçerliliğini yok eden, zehirleyici düşüncelerin ağında bazen kurtuluşu ölümde gösteren veya başkalarının haksız yere öldürülmesine neden olabilecek ve böylece nesilleri ifsat eden sapmalardır.
Bu sapmalar sağlıklı olmayan, itidalden uzak, hedefe varmada her yolu ve yöntemi mubah gören, bilimde, araştırmada, iknada, konuşmada, sohbette, fikirde; yalanı, iftirayı, çarpıtmayı normal gören bir anlayışa sahiptirler.
Günümüzde ise öyle bir sorun ile karşı karşıyayız ki o; bahsi geçen iki büyük sorundan daha ciddi sorunlara neden olan, insanlık tarihinin en büyük problemi ve hastalığı ’Bağımlılık’tır.
Çok iddialı bir cümle gibi gelebilir size! Bağımlılık nedir? Hangi tür bağımlılıklar vardır? İnsanlar niçin bağımlı olurlar? Genel olarak bağımlılığın zararları nelerdir? sorularının cevaplarını vererek iddiamızın doğru olup olmadığına bakalım.

Bağımlılık Nedir?
Her gün dünyada farkında olmadığımız birçok olay meydana gelmektedir. Örneğin; her gün ortalama 200 bin insan doğmakta ve 83 bin insan ölmektedir. Yine her gün 147 milyon fırtına hadisesi yaşanmakta ve 2 bin kadar deprem olmaktadır. Bazı örneklerini verdiğimiz her gün yaşanan bu olayların ne kadarının farkındayız veya ne kadarını biliyoruz?
Dünyada her gün yaşanan birçok hadisenin ve sorunun farkında olmamamız bu olayların olmadığı anlamına gelir mi? Bağımlılık da bizi, ailemizi ve çevremizi tehdit eden bir hastalık ve günlük hayatımızı akamete uğratacak bir sorun olmayabilir. Ama bir virüs gibi hızla yayılmakta ve sürekli farklı çeşitleriyle gündemimize gelmektedir. Bu yönüyle bağımlılık, önlemi alınmadığında dünya ve ahiret hayatımızı karartan, ruh ve beden sağlığımızı tehdit eden günümüzün en büyük problemidir.
Bağımlılık denince genelde uyuşturucu, alkol, sigara gibi kimyasal bağımlılıklar akla gelmektedir ve genelde ’Müslümanların bu bağımlılıklar ile işi olmaz’ diye göz ardı edebiliriz. Oysaki çok çeşitli bağımlılık türleri vardır ve hayatımız, çevremiz ve her anımız bu çeşitli bağımlılıkların kuşatması altındadır. Hatta bu sinsi virüslerin farkında olmamak bizi ve ailemizi daha fazla tehdit altında olmamıza neden olabilir. Peki, nedir bu bağımlılık?
Bağımlılık kelimesi Latince ’adamak, kendini başkasına adamak’ anlamlarına gelen ’Addicere’ kelimesinden türemektedir.
Öncelikle bağımlılık ile ilgili bazı tanımlara bir bakalım:
Bağımlılık; kişinin hayatını kendi iradesi ile sürdürme ve yönlendirme özgürlüğünü kaybederek, başka şeylere bağımlı hale gelmesidir.
Bağımlılık; zarar verici sonuçlar doğurmasına karşın tekrarlayıcı bir beyin hastalığıdır. Bağımlılık, hem beyni hem de davranışları etkileyen bir hastalıktır.
Bağımlılık; bir nesneye, kişiye ya da bir varlığa duyulan önlenemez istek veya bir başka iradenin tahakkümü altına girme durumu olarak tanımlanır.
En genel tanımı ile bağımlılık; kişinin kullandığı bir nesne veya bir eylem üzerinde kontrolü kaybetmesi ve onsuz yaşam sürememeye başlamasıdır. Yani kullanım ve davranışta irade kalkar ve kişi istese de istemese de bağımlı kullanımı veya davranışı sürdürür. Bunun yanında bu kullanım ve davranış hayatın ciddi bir bölümünü kaplar. Kişi yapmak zorunda olduğu işler ve ilişkiler dışında bütün vaktini ve fiziksel enerjisini büyük oranda bağımlı olduğu maddeye veya eyleme yatırır.

Bağımlılık Türleri Nelerdir?
A- Kimyasal ya da Fiziksel Bağımlılık:
Kullanılan maddeye karşı giderek daha fazla alma isteği, alınmadığında yoksunluk belirtileri doğuran maddenin varlığına karşı duyulan fizyolojik bir isteği tanımlamaktadır. Madde vücuda alınmadığı takdirde bulantı, kusma, terleme, titreme ve üşüme gibi olumsuz belirtiler ortaya çıkabilir.
1- Uyuşturucu Madde (eroin, esrar, kokain vb.) Bağımlılığı
2- Uçucu Madde (bali, tiner, çakmak gazı vb.) Bağımlılığı
3- Nikotin (sigara, nargile vb.) Bağımlılığı
4- Alkol Bağımlılığı
en fazla ve yaygın kimyasal ya da fiziksel bağımlılık türleridir.

B– Davranışsal ya da Ruhsal Bağımlılık:
Kişinin kendisine veya çevresine zarar veren davranışlar sergilemesine yol açan dürtü ve güdülerini kontrol edememesi sonrasında bir nesneye veya olguya aşırı muhtaç hale gelmesidir. Normal dışı seyir gösteren anormal davranışlardır. Davranış öncesi kişi artan oranda heyecan ve gerginlik hisseder, davranış gerçekleştiği anda veya kısa süre sonra keyif hissi, rahatlama ve haz duygusu yaşar. Kişi bu nesneler olmaksızın hayatını sürdüremeyeceğini, verimli olamayacağını ve işe yaramayacağını düşünür.
1- Teknoloji Bağımlılığı
2- İnternet Bağımlılığı
3- Sosyal Medya Bağımlılığı (facebook, twitter, whatsup gibi)
4- Cep Telefonu Bağımlılığı
5- Oyun Bağımlılığı
6- Kumar Bağımlılığı
7- Alışveriş Bağımlılığı
8- Kişiye Bağımlılık
9- Cinsel Bağımlılık
10- Yeme Bağımlılığı
11- Spor (Egzersiz) Bağımlılığı ve
12- İş Bağımlılığı
davranışsal ya da ruhsal bağımlılığın en yaygın türleri arasında sayılmaktadır. Kişiye özgü çok farklı bağımlılıklar da bulunmaktadır.

Bağımlılık kişinin bedensel, ruhsal ve sosyal hayatını olumsuz etkiler.

İnsanlar Neden Bağımlı Olurlar?
Herkes bir bağımlı olabilir.
Bağımlılığın davranışsal, sosyal, biyolojik ve genetik nedenleri vardır; ancak hiçbir neden bağımlılığı tek başına açıklamaya yeterli değildir. Genel hatları ile kişilerin bağımlı olmasının nedenleri;
1- Kişinin ruhsal özellikleri: Normal psikolojik durum içindeki şahıslardan, ruh sağlığı bozulmuş insanlara kadar bütün insanlarda bağımlı olma riski vardır. Bağımlılığın, iç gerilimleri fazla ve hayatları kendileri için tatmin edici olmayan şahıslarda görülme oranları çok fazladır.
2- Genetik yatkınlık: Daha önce aileden birinin herhangi bir madde bağımlısı olmasının genetik olarak o maddeye bağımlılığı tetikleme riski bulunmaktadır.
3- Aile yapısı: Doğru olmayan yetiştirme yolları, ebeveyn-çocuk arasında bağlanma ve ilgi eksikliği, aile içindeki huzursuzluklar, aşırı kısıtlayıcı ve baskıcı tutumlar veya aşırı serbest davranılması gibi nedenler.
4- Arkadaş ortamı: Kişinin sahip olduğu sosyal çevresi, arkadaş grubunun her davranışını yapmak zorunda hissetmek, grup arkadaşlarının baskısı, onlara uyum sağlama isteği, merak ve macera tutkusu, yasaklara karşı gelme isteği kişinin bağımlı biri olmasında en önemli etkenlerdendir. Arkadaş grubuna ancak bağımlı olunan şey ile girebiliyorsa böyle bir grubun içine dâhil olmak istemesi.
5- Kolay ulaşılabilirlik: Bağımlılık yapan maddelerin kolay ulaşılabilir olması.
6- Kültürel özellikler: Kişinin yaşamış olduğu toplumun yanlış gelenek ve görenekleri sonucu istemeden bağımlı olması. Sigara gibi bağımlılık yapıcı maddelerin kültürel olarak basit ve normal görülmesi, sosyalleşmenin bir parçası gibi kabul edilmesi. Örneğin ülkemizde bazı yerlerde özel günlerde insanlara sigara ikram edilmesi gibi.
7- Korkularımız: Kişi bazı konularda endişe ve kaygı duyması sonucu psikolojik problemler yaşar. Bu problemlerle baş edemeyince de bir baş etme ya da kaçış yolu olarak bağımlılık davranışı sergileyebilir. Bu korkular arasında gelecek korkusu, ölüm korkusu, sınav korkusu sayılabilir.
8- Olamadıklarımız: Kişilerin olmak isteyip de olamadıkları, makam- mevkii, zenginlik gibi çok isteyip de elde edemedikleri durumlarda beklentilerinin karşılanmaması sonucu yaşanan hayal kırıklıkları kişinin bağımlı olmasına neden olabilmektedir. Örnek olarak; reklamlarda, filmlerde görülen ünlüler, onların ışıltılı, mutlu hayatları ve onların kullandığı lüks kıyafetler arabalar vs.
9- Unutmak için: Bazı insanlar ise acılarını, üzüntülerini unutmak ve böylece sorunlarının üstesinden geleceğini düşünerek bağımlılık davranışı sergileyebilirler.
10- Merak: İnsanlar bilmedikleri ve denemedikleri tehlikeli şeyleri hep merak ederler. Birçok kişi ’bir kereden birşey olmaz’ diye başlar uyuşturucu madde kullanmaya. Hiç kimse ’ben bağımlı olacağım’ diye başlamaz, ama sonunda maalesef bağımlı olurlar.
11- Eğlenme amacı, bir anlık eğlence, zevk alma duygusu ile başlama: Ancak belli bir zaman sonra eğlence eziyete dönüşür.
12- Sosyal becerilerin zayıf olması, başarısızlık ve güvensizlik gibi duygulardan kurtulma gibi nedenler.
13- Hayır diyememe: Çevrenin, arkadaş ortamının yanlış teklif ve taleplerine hayır diyememek.
14- Monoton bir hayat yaşayan insanlarında bağımlı olma riski bulunmaktadır. Sürekli aynı işleri yapan, her günleri birbirine benzeyen insanların hayatları anlamsızlaşır, ruhları sıkılır, beyinleri durağanlaşır. Amaçsız yenilik arayışı bağımlılık gibi yanlış sonuçlar doğurabilmektedir.
15- Çocuklukta yaşanılan hadiseler, geçirilen travmalar: Çocuk travmasının görülen olumsuz sonuçları sadece çocuğun yakın geleceğini değil aynı zamanda yetişkinlik dönemindeki hayatını da etkiler. Aileden birinin hastalığı ya da ani ölümü, cinsel veya fiziksel taciz yaşamak, anne ya da babası tarafından terk edilmek, şiddet görme, dayak, kötü muamele, olağan üstü olaylar, felaketler gibi kötü etki veya iz bırakan olaylar.
16- Aşırı stresli bir hayat sürenler, bir müddet sonra stres ile baş edemeyince stres atmak için yanlış yollara başvurabilirler.
17- Kendini kanıtlama ve büyüdüğünü göstermeye çalışmak.
18- Yetersizlik: Kişinin karşılaştığı sorunlar karşısında hissettiği yetersizliğin çözümü için kişinin kendisine yardım edecek birisi ya da birilerine, bir maddeye bağımlılık hissetmesi.
19- Hayatı anlamlandıramama, varoluş gerekçesinin cevabını verememe ve göç, işsizlik, çocuk yaşta çalışmak, düşük okul başarısı gibi sosyal faktörleri, kişinin bağımlılık yapıcı bir davranışa başlaması ve bağımlılığa dönüşmesinde en önemli etkenler olarak sayabiliriz.

Bağımlılığın Zararları Nelerdir?
Bağımlılıkların yol açtığı zararlar başlı başına bir dosya konusudur. Burada kısaca ve genel hatları ile değinecek olursak. Bu bağımlılıklardan dolayı; hayatımız altüst olmaktadır. Çünkü bağımlılıklardan dolayı;
1- Özgürlüğümüzü kaybederiz: ’Biri gelip size, benim kölem olur musun?’ dese nasıl bir tepki verirsiniz? Asla kabul edilebilir bir şey değildir. Ama bağımlı olmak ’modern kölelik’tir. Bağımlı olan kişi, iradesini kaybetmiştir.
2- Ruh ve beden sağlımızı kaybederiz: Bağımlılıklar ciddi sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Psikolojik rahatsızlıklar olabileceği gibi kanser, siroz, böbrek yetmezliği başta olmak üzere bedensel rahatsızlıklarla karşı karşıya kalabiliriz.
3- Aile düzenimiz bozulur: Bağımlı biri sorumluluklarını yerine getiremez. Günümüzde birçok ailenin parçalanması, bağımlı kişinin sorumluluklarını yerine getirmediği ve getiremediği için olmaktadır.
4- Sosyal hayatımız ve ilişkilerimiz bozulur: Bağımlılıklardan dolayı normal hayatımıza devam edemeyiz, ailemiz, arkadaşlarımızla olan tüm ilişkilerimiz bozulur.
5- Sağlıklı iletişim kuramayız: Bağımlı olanlar, yaşadıkları ruhsal ve bedensel sağlık sorunları nedeniyle sağlıklı iletişim kuramazlar.
6- Uyku düzenimiz bozulur: Artık hayatımızı bağımlı olduğumuz şey belirlediği için ona göre hareket ederiz. Gerek onunla meşguliyet, gerekse yol açtığı sorunlardan dolayı bağımlı kişilerin sağlıklı uyku düzeni olmaz.
7- Özgüvenimizi kaybederiz: Bağımlılığın yol açtığı ruhsal bozukluklar nedeniyle kendimize olan inancımızı yitiririz. Bağımlılığı yenememe başarısızlığının yol açtığı moral bozukluğu diğer işlerimiz için de bizi öz güvensizliğe sürükler.
8- Ekonomik zarara uğrarız: Başta işimizi kaybetmek olmak üzere ciddi ekonomik maliyetler ile karşı karşıya kalabiliriz. Bağımlı olunan şeye harcanan para, bağımlılığın yol açtığı sorunları çözmeye harcanan para ve dolaylı birçok maliyetlere neden olmaktadır.

Sonuç olarak:
Bağımlılıkta irade ortadan kalkmaktadır. Bağımlısı olduğumuz her ne ise o beynimizi ele geçirdiği için bizi de o yönetmektedir. Ortada irade ve akıl yoksa hiçbir şeyimiz yoktur ve olan da yok olacaktır. Yani dünya ve ahiret hayatımız ’tehlikede’! Peki, bu tehlikeye karşı ne yapmalıyız, nasıl korunuruz? Nasip olursa bir sonraki yazımızda çözüm yollarını yazmaya gayret edeceğiz.

Murat PAYDAR - Sosyolog 180 Derece Bağımlılıklar ile Mücadele Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Eğitimcisi

Kaynakça:
http://www.worldometers.info/
http://www.sdplatform.com/Dergi/458/Psikiyatride-bagimlilik.aspx
http://www.sosyalsiyaset.net/documents/ozurluluk_terimleri_sozlugu.htm
http://www.rehabilitasyon.com/action/makale/1/Bagimlilik-9621
http://www.yesilay.org.tr/tr/bagimlilik/bagimlilik-nedir
http://www.htanoropsikiyatri.com/bagimlilik-nedir/#depresyon_nedir
http://www.rchpjournal.com/rchpdergi/rchp_no_5_sayi_1_3_tr_2011.pdf#page=16
Bu içeriğe yorum yazabilirsiniz

Henüz hiç kimse yorum yazmadı.