Özlenen Rehber Dergisi

157.Sayı

İmâm Abd B. Humeyd ve İlmî Şahsiyeti 

Serkan Ünal Özlenen Rehber Dergisi 157. Sayı
Giriş
İslâmî ilimlerin anadilinin Arapça olmasına karşın İslâm’ın tüm insanlığı kendisine muhatap kabul eden bir din olması onun yeryüzünün büyük bir bölümünde yayılmasına vesile olmuş ve bu sâikle İslâmî ilimler Arap diyarının dışında başka bölgelerdeki ilim ehli tarafından da büyük bir ihtimam ve hizmete nail olmuştur. Belki de bu bölgelerin başında Mâverâünnehir’i zikretmemiz mübalağa olmasa gerektir. Zira bu verimli araziler İslâm ilim tarihinin en güzide şahsiyetlerinin yetişmesine, başta hadis olmak üzere, fıkıh, tefsir, kelâm ve diğer ilimlerde birbirinden değerli ilim otoritelerinin zuhur etmesine ev sahipliği yapmıştır. Bu güzide şahsiyetlerden biri de İmâm Müslim, İmâm et-Tirmizî ve daha nice hadis imamlarının hocası sayılan büyük âlim, meşhur muhaddis İmâm Abd b. Humeyd el-Keşşî’dir. Biz de bu makalemizde İmâm Abd b. Humeyd’in biyografisine ve ilmi şahsiyetine yer vereceğiz.

1- İMÂM ABD B. HUMEYD’İN HAYATI

A. Adı, Künyesi, Nisbesi ve Doğumu
Ebû Muhammed Abd b. Humeyd b. Nasr el-Keşşî. Kaynaklar, adının aslında Abdulhamîd olduğunu, ancak tahfif için ’Abd’ şeklinde telaffuz edildiğini zikretmektedir.1
Abd b. Humeyd, Semerkant yakınlarındaki Keşş şehrine nisbetle el-Keşşî diye, yine bu şehrin ’Kiss’ olarak okunması itibariyle de el-Kissî olarak da anılmaktadır.2
İbn Humeyd’in doğum tarihi ise tam olarak bilinememekle birlikte ez-Zehebî, doğumunun hicri 170 (786-87m.) yılından sonrasına rastladığını ifade etmiştir.3

B. Yetişmesi ve Vefatı
Bazı kaynaklarda ilk tahsilini ve hadis eğitimini memleketi Keşş’te aldığı ifade edilse de kaynakların çoğunda buradaki tahsiline ve hocalarına dair detaylı bir bilgiye rastlanmamaktadır.
Abd b. Humeyd, zamanının âdeti üzere gençlik çağında ilim tahsili için birçok bölgeye seyahat etmiştir. ez-Zehebî, hicrî 200. yıl civarını onun ilim yolculuğuna çıkmasına tarih olarak zikreder. Seyahat ettiği yerlerde birçok büyük âlimden istifade ettiğini belirtir.4 Abd b. Humeyd’in ilim uğrunda birçok sıkıntıya göğüs gerdiği zikredilmiştir. Hatta İbn Nukta senediyle onun şöyle dediğini aktarır: ’İki defa su içmeden çölden geçtim fakat asla susamadım.’5
Hicrî 249 yılında6 (milâdî 863-64) yine kendi memleketinde vefat etti. Vefat tarihinde kaynakların ittifak ettiği görülür.
Vefat yeri ile ilgili olarak ise ez-Zehebî, Abd b. Humeyd’in Dımaşk’ta vefat ettiği iddialarına karşı çıkmış, onun Dımaşk’ı ne ilim seyahatlerinde ne de yaşlılığında gördüğünü belirtmiştir.7

2. ABD B. HUMEYD’İN İLMÎ ŞAHSİYETİ
Kuşkusuz bir âlimin ilmi kişiliğinin tespit edilmesinde en büyük tanıklar onun ders aldığı hocaları, yetiştirdiği talebeleri, geride bıraktığı eserleri ve ilim otoritelerinin onun hakkında söyledikleri sözlerdir. Biz de bu bölümde bu tanıkları zikri geçtiği üzere ele almaya çalışacağız.
A. Hocaları
Zikredildiği üzere İmâm Abd b. Humeyd birçok bölgeye ilmî yolculuklar gerçekleştirmiş ve devrinin önde gelen âlimlerinden ve hadis hafızlarından istifade etmiştir. Bunlar arasında şu isimleri sayabiliriz:
I. Yezîd b. Harûn: Meşhur hadis hafızlarından olup aslının Buhâra’ya dayandığı, hicrî 118 yılında dünyaya geldiği, Halîfe Me’mûn döneminde hicrî 206 yılında vefat ettiği zikredilmiştir. Yine kaynaklar onun güvenilir râvîlerden olduğunu zikreder.8
II. Yahyâ b. Âdem: Büyük hadîs hafızlarındandır. Hicrî 130 yıllarından sonra dünyaya geldiği nakledilir. ez-Zehebî, Yahyâ b. Maîn ve en-Nesâî’inin onu tevsik ettiğini bildirir. Kendisi de onun ictihâd imamlarının büyüklerinden olduğunu ifade eder. 203 yılında vefat etmiştir.9
III. Abdurrezzâk b. Hemmâm: Büyük hadis imamlarından olan Abdurrezzâk b. Hemmâm 126 (743-44 m.) yılında dünyaya gelmiş, 211 (826-27 m.) yıllarında ise vefat etmiştir.10 el-Musannef isimli meşhur eserin sahibidir.
IV. Ebû Dâvûd et-Tayâlisî: Süleymân b. Dâvûd b. el-Cârûd. Basra asıllı büyük bir hadisçidir. Hicri 133 yılında dünyaya gelmiş, 204 yılında vefat etmiştir.11

B. Talebeleri
İmâm Abd b. Humeyd yaşadığı asırda birçok hadisçi üzerinde etkisi olan, kendisinden büyük otoritelerin nakilde bulunduğu önemli şahsiyetlerdendir. Kanımızca kendisinden rivayette bulunan âlimlerden şu iki ismi saymamız onun ilmi merciiyyeti hususunda bir kanaat oluşmasında yeterli olacaktır.
I. İmam Müslim b. el-Haccâc en-Neysâbûrî: Ulema tarafından Kur’ân’dan sonra en sahih iki hadis kitabından birinin sahibi olarak değerlendirilen büyük hadis imamı. İmam Müslim Abd b. Humeyd’den rivâyetlerde bulunanların arasında gelmektedir.
II. İmam Ebû Îsâ et-Tirmizî: Kütüb-i Sitte olarak bilinen meşhur muteber altı hadis kitabındaki sünen sahiplerinden birisi. İmam et-Tirmizî de Abd b. Humeyd’den rivayette bulunan âlimler arasındadır.

C. Eserleri
İslâm ilim tarihinde güzide bir yere sahip olan İmâm Abd b. Humeyd’in ne yazık ki elimize eserlerinden yalnızca birkaç tanesi ulaşabilmiştir. Ancak kaynaklar ona ait başka kitaplardan da bahsetmektedir. Şimdi bu eserleri zikredelim.
I. el-Müsned: Âlimler onun büyük ve küçük olmak üzere iki müsnedinin bulunduğunu zikretmişlerdir. Ancak onun büyük müsnedi günümüze ulaşamadığı gibi hakkında detaylı bilgiler de bulunmamaktadır. Şu kadarı var ki müellifin bu kitaptan seçerek aldığı hadislerden oluşturduğu küçük müsnedi asıl adıyla el-Müntehab’ı günümüze ulaşmış olması hasebiyle bize aslının yani büyük müsnedin özellikle senetleri açısından fikir edinmemize yardımcı olmaktadır.
II. el-Muntahab mine’l-Musned (Müsned’den Seçilmiş Hadîsler): Bu, zikri geçtiği üzere küçük müsneddir. İbrâhîm b. Huzeym eş-Şâşî’nin kitabın musannifi Abd b. Humeyd’den dinlediği kısımdır ve küçük bir cilttir. Meşhur birçok sahâbînin müsnedini içine almamıştır.12 Yüz elli sahâbeye âit hadîsler bulunmaktadır. Hadis sayısı nüshalara göre çok az farklılık göstermekte, ortalama hadis sayısı 1590-95 civarındadır. Özellikle senetlerinin âli olmasıyla teveccüh gören el-Muntahab hakkında âlimler şu ifâdeleri sarfetmişlerdir:
İmâm ez-Zehebî şöyle demiştir: ’Elimize geçen ’el-Muntahab’ onun müsnedinden (seçilmiş)dir.’13
Yine İmâm ez-Zehebî şöyle demiştir: ’Müsnedinden alınan el-Muntahab’ı bize ve küçük talebelerimize/çocuklarımıza âli senedle ulaşmıştır.’14
İbn Hacer de ’O elime geçen isnâdı en âli müsnedlerdendir’ demiştir.15
III. Tefsîr: İbn Nukta onun bu eserini et-Takyîd’inde, ez-Zehebî, Tezkiratu’l-Huffâz’ında zikretmiş, Hâfız İbn Kesîr el-Bidâye ve’n-Nihâye’sinde zikredip ’O geniş bir tefsîr sahibidir.’ demiştir. Ancak üzülerek belirtmek gerekir ki onun bu eseri de büyük müsnediyle aynı kaderi paylaşmış; günümüze kadar ulaşamamıştır. Ancak bu eserin bazı rivayetleri bazı müfessirler tarafından tefsir kitaplarında nakledilmiştir. Öte yandan bu kitabın ihtiva ettiği rivâyetlerden Âl-i İmrân ve Nisâ sureleriyle ilgili olan bazılarını İbn Ebî Hâtim’in tefsirini nesh eden nâsihin mezkûr kitaba hâşiye olarak yazması vesilesi ile günümüze ulaşabilmiş ve bu rivâyetlerin tahkik ve tahrici Muhallef b. Benîh tarafından gerçekleştirilerek ’Kıt’atun Min Tefsîri’l-İmâm Abd b. Humeyd’ adıyla yayınlanmıştır.
IV. Sülâsiyyat: Abd b. Humeyd’in el-Müntehab’ından seçilme sülâsî yani üç ravili rivâyetlerden oluşmaktadır. Eser mahtut olup henüz tab edilmemiştir.

Âlimlerin onun hakkında söyledikleri
İbn Hibbân Sikât’ında onu zikretmiş ve şöyle demiştir: ’O (hadîs) toplayanlardan ve tasnîf edenlerdendi.’16
İbn Nukta da Ebû Sa’d Abdurrahmân b. Muhammed el-İdrîsî’nin şöyle dediğini nakletmiştir: ’Abd b. Humeyd b. Nasr el-Keşşî, Abd b. Humeyd diye tanınmaktadır. Müsned ve tefsîr sahibidir. O sağlam din otoritelerinden ve güvenilir hadîsçilerdendi.’17
es-Sem’ânî şöyle demiştir: ’O hadîs toplayıp tasnîf edenlerden kıymeti yüksek bir imâmdır. Yeryüzünün birçok bölgesinden (ilminden dolayı) ona gidilirdi.’18
Yâkût şöyle demiştir: ’O Müsned sâhibi ve hadîs otoritelerinden biridir.’19
ez-Zehebî de şöyle demiştir: ’O güvenilir imâmlardan/otoritelerdendi.’20

Sonuç
Hayatı hakkında çok tafsilatlı bir bilgiye sahip olamadığımız İmâm Abd b. Humeyd İslâm ilim tarihinde naklettiği rivayetlerle ve yazdığı eserlerle âlimler arasında yüksek bir mevkiye sahip olduğunu asırlar ötesine duyurmuş, âlimler de bunu ikrar ve ifade etmişlerdir. Onun el-Müntehab’ı senedlerinin âli olması bakımından hadisçiler tarafından ayrı bir değeri haiz olmasına vesile olmuş, tefsir ile ilgili bazı rivayetleri de ilk dönem tefsircileri tarafından aktarılarak tefsir mirasına önemli katkı sağlamıştır.
Yukarıda zikri geçen eserlerinin yanında, onun tedvin tarihinin altın çağlarından birinde yaşamış olması, hocaları ve talebeleri arasında yukarıda saydığımız güzide isimlerin yer alması, onu ve ilmî şahsiyetini konumlandıracağımız mevkiye ışık tutması bakımından göz önünde bulunan en açık göstergeler olsa gerektir.


(Endnotes)
1 Muhammed b. Ahmed b. Osmân ez-Zehebî, Tezkiratu’l-Huffâz, yay. haz.: Zekeriyyâ Umeyrât, 4 c. Beyrût, el-Mektebetu’l-İlmiyye, 1419-1998, C:IV, s.122; Ahmed b. Alî b. Hacer el-Askalânî, Tehzîbu’t-Tehzîb, yay.haz.: İbrâhim ez-Zeybek, Âdil Murşid, 4 c. y.y. Muessesetu’r-Risâle, t.y., C: II, s.641.
2 Abdurrahmân es-Suyûtî, Lubbu’l-Lubâb Fî Tahrîri’l-Ensâb, yay.haz.: Muhammed Ahmed Abdulazîz, Eşref Ahmed Abdulazîz, 2 c. Beyrût, Dâru’l-Kutubi’l-İlmiyye, 1411-1991, C:II, s.208.
3 ez-Zehebî, Siyeru A’lâmi’n-Nubelâ, yay.haz.: Beşşâr Avvâd Ma’rûf, 16 c. Beyrût, Muessesetu’r-Risâle, 1417-1996, C:12, s.235.
4 ez-Zehebî, Târîhu’l-İslâm ve Vefeyâtu’l-Meşâhîri ve’l-A’lâm, yay.haz.: Ömer Abdusselâm Tedmurî, 53 c. Beyrût, Dâru’l-Kitâbi’l-Arabî, 1410-1990, 3. bs., C:18, s.341.
5 İbn Nukta Muhammed b. Abdilğanî, et-Takyîd Li Ma’rifeti’r-Ruvâti ve’s-Suneni ve’l-Mesânîd, 2 c. Haydarâbâd, Dâiratu’l-Meârifi’l-Osmâniyye, 1403-1983, C:2, s.145.
6 Salâhuddîn Halîl b. Aybek es-Safedî, el-Vâfî Bi’l-Vefeyât, yay.haz.: Ahmed el-Arnaût, Turkî Mustafâ, 29 c. Beyrût, Dâru İhyâi’t-Turâsi’l-Arabî, 1420-2000, C:19, s.224.
7 ez-Zehebî, Siyer, C:12, s.235.
8 ez-Zehebî, Siyer, C: 9, s.369.
9 ez-Zehebî, a.g.e., C:9, s.522-527.
10 DİA, Ali Akyüz, Abdürrezzâk Maddesi.
11 Ebu’ş-Şeyh el-Asbahânî, Tabakâtu’l-Muhaddisîn bi Asbahân, C:1, s.343.
12 er-Risâletu’l-Mustatrafe, 67.
13 Siyeru A’lâmi’n-Nubelâ, c.12/235.
14 Tezkiratu’l-Huffâz, 2/534.
15 el-Mu’cemu’l-Mufehras, 134.
16 es-Sikât, 8/401.
17 et-Takyîd li Ma’rifeti’r-Ruvâti ve’s-Suneni ve’l-Mesânîd, 2/144.
18 el-Ensâb, 11/109.
19 Mu’cemu’l-Buldân, 5/460.
20 Tezkiratu’l-Huffâz, 2/534.
Bu içeriğe yorum yazabilirsiniz

Henüz hiç kimse yorum yazmadı.