Özlenen Rehber Dergisi

90.Sayı

Sizin İçin Seçtiklerimiz!..

Dr. Celal Emanet Özlenen Rehber Dergisi 90. Sayı
Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden azat olunmaya vesile olan Ramazan ayına bir daha huzur ve sükûn içinde af ve afiyet üzere kavuşmayı Rabbimizden niyaz ediyoruz.
Müminler, birkaç gün sonra Ramazan ayını geride bırakarak Allah’ın izni ile Bayram’a ulaşmanın sevincini yaşayacaklar. Ramazan’ı ibadet ve taatle ifa edenler için bayram Cenâb-ı Hakk’ın kullarına bir mükafatıdır. Bizler için ise bu Yaratıcımızı hatırlama, akrabalımızı, büyüklerimizi ziyaret etme ve yardıma muhtaç kimselere imkânlar dâhilinde dertlerine derman olma günleridir. Kısacası hem sevindirme ve hem de sevinme zamanlarıdır bayramlar.
Bu yazıyı kaleme almadan önce geçmiş bayramları ve bayramlar münasebetiyle yazdığım yazıları biraz olsun hatırlamaya çalıştım. Gördüm ki, her bayram İslâm dünyasının büyük bir bölümü bayramı acılar içinde geçirmişler. Bir karabasan gibi İslam dünyasına musallat olan fitneler ve zalimlerin zulümleri bayram ve mübarek günlere bakmaksızın Müslümanlara dünyayı zindan etmişler. Tüm bu olumsuz hadiselerin yanı sıra Müslümanlar, bazen de felaketlerle birlikte bayrama girmişler. Bu yılki bayramda önceki yılları aratmayacaktır galiba... Zira Pakistan’ı esareti altına alan sel felaketinin yaraları günler geçmesine rağmen bir türlü sarılamamakta ve oradaki kardeşlerimiz bayrama bu büyük felaketin acılarıyla karşılamaktalar. Felaketin boyutlarını tam olarak ne Pakistan ne de uluslararası kuruluşlar tespit edebilmiş değiller.
Yağan yağmurla neticesinde ülkenin can damarı denilen Pencap Ovası’nın tamamına yakını sular altında kaldı. İndus Nehri’ni besleyen beş akarsu adeta şahlandılar ve ülkenin ortasında 450 km uzunluğunda, 30 ile 50 km genişliğinde bir iç deniz oluştu. Resmi rakamlar 1600’den fazla ölü var derken, 15 milyondan fazla insan evsiz vaziyetteler. Her sel sonrasında yaşanan salgın hastalıkların, vahşi hayvan saldırılarının, yılan sokmalarının ve tabii açlığın alacağı can sayısını kimse tahmin edemiyor. Yağmurlar tüm ağustos boyunca aralıklarla devam edip durdu. Öyle ki ağır hava şartlarında bile işleyebilen Amerikan helikopterleri kurtarma faaliyetlerine ara vermek zorunda kaldılar. Suların yutmaya hazırlandığı bölgelerden boşaltma çalışmaları devam ediyor. Boşaltma demek, evsizleştirme demek; susuzlaştırma demek; aşsızlaştırma demek.
Ramazan ayını bu sıkıntılarla bitiren 15 milyon Pakistanlı kardeşimiz için Bayram hiç olmadığı kadar zor olacak bu sene. İmtihan! Ama unutmayalım ki bizler için de imtihan. Zira müminler ’bir uzvuna gelen zarardan diğer organlarının da ondan etkilendiği vücudun azaları gibidir’ düsturuyla hareket ederler. O yüzden iftar sofrasına oturduğumuzda menüsü açlık olan Pakistanlı müminlerin iftar sofralarını da tahayyül etmeliyiz. Bu Ramazan dualarımızda unutmayalım Pakistan’ı; bu Ramazan Pakistan için bir farklılık yapalım ve Ramazan’ımızın dışarıda geçirilecek bir iftarını ’Sanki yedim’ deyip Pakistan’a gönderelim. Bu Ramazan Bayramı’nda Pakistan için bir ayrıcalık yapalım ve çocuklarımıza aldığımız her hediyenin aynısından bir tane de Pakistanlı bir çocuğa gönderelim. Nasıl göndereceğim diye düşünmeyin, pek çok sivil kuruluş gibi vakfımız da oraya yardım amaçlı bağışları kabul etmekteler. Bu hizmetin bir ucundan da bizler tutalım. Oradaki insanlar başlarına gelenlerden ötürü sabırla imtihan edilirken nimetlerin içinde olan bizler de bu nimetlere şükür babında onları gerekli mercilere ulaştırıp ulaştırmadığımızdan dolayı imtihandayız.
Unutmayalım ki musibetler, zekât ve sadaka ibadetinin vaktinin geldiğini işmam eder. Bu defa zekât, tasadduk ve infak namazının ezanı Pakistan minaresinde okundu. Fakat çağrı umumidir; Allah’tan gelen bu doğal afet müslümanlar için; ’Buyrun namaza!’ diye çağırıyor.
Bu içeriğe yorum yazabilirsiniz

Henüz hiç kimse yorum yazmadı.