Özlenen Rehber Dergisi

58.Sayı

Ms (multipl Skleroz)

Uzm.Dr. Candan OFLUOĞLU Özlenen Rehber Dergisi 58. Sayı
1. MS NEDİR?

Merkezi sinir sistemi sinirler boyunca vücudun çeşitli bölgelerine elektriksel mesajlar gönderen bir telefon santraline benzer. Bu mesajlar bilinçli ve bilinçsiz tüm hareketlerimizi kontrol eder. Sağlıklı sinir liflerinin çoðu mesajların iletilmesini kolaylaþtıran miyelin denen yaðlı bir madde ile çevrelenmiþtir.

Merkezi sinir sistemi (MSS) öðelerinin fonksiyonlarına (iþlevlerine) göre belirtilerin nereden kaynaklandıðını belirlenebilir. Beyin (cerebrum), düþünce ve hareketi kontrol eder. Bu bölgede demiyelinizasyon (miyelin eksikliði); hafıza, motivasyon, kavrama, kiþilik, dokunma, duyma, görme ve kas gücünü etkileyebilir. Beynin arkasında yer alan beyincik (cerebellum), hareketlerdeki koordinasyon ile bacaklar, kollar ve elleri kapsayan kas etkinliklerini kontrol eder. Beynin bu bölümü, aynı zamanda yürüme, koþma gibi faaliyetler sırasında bedenin dengesini saðlar. Kafa sinirlerinin etkilenmesi durumunda da; görme, göz hareketleri, konuþma, yutkunma ve duymada kayıplara ortaya çıkabilir. Beyin sapı, kafatasının merkezinde bulunur ve istem dıþı fonksiyonlar kadar göz hareketlerinden de sorumludur. Örneðin nefes almak, kalp atıþları, terlemek, tuvalet gereksinimleri karþılamak istem dıþı fonksiyonlardır. Son bölüm ise omuriliktir. Bu, geniþ bir elektrik hattı gibi sinir tellerinin üzerindeki emirlerin beyin ve bedenin diðer bölümleri arasında rahatça dolaþımını saðlar. Bu bölümdeki harabiyet, vücut ve beyin arasında iletiþim kaybına neden olur. Dokunma algısını da içeren mesajların beyne ulaþımı engellenir. Benzer olarak bacaklar, eller ve diðer organlara yönelik beyin emirleri engellenir.

Multipl Skleroz (MS), merkezi sinir sistemini oluþturan beyin ve omurilikte mesajları taþıyan sinir telleri etrafındaki koruyucu kılıfın (miyelin kılıfı) iltihaplı hastalıðıdır. Bu yapının bozulması ’demiyelinizasyon’ olarak adlandırılır. Beyin ve omuriliðin bir çok farklı alanı etkilendiði, belirtiler hafif ya da aðır olabildiði, aniden ortaya çıkabildiði veya kaybolabildiði için çok sayıda/çok yerde anlamında,“multipl” denir. Hastalık kılıfın hasar gördüðü beyin ve omurilik alanlarında sertleþmiþ dokular (sklerozan plaklar) oluþturur; bu nedenle de “skleroz” denir. Miyelinin bozulduðu alanda oluþan ve basitçe yara kabuðuna benzetebileceðimiz bu sertleþmiþ sınırlı alanlara “plak” adı verilir. Multipl Skleroz mesajların düzgün bir þekilde iletilmesini bozar, çünkü miyelin parçalanır ve miyelinin yerini nedbeleþmiþ (sertleþmiþ) doku alır. Bu da mesajın geçiþini saptırır ya da tümden bloke eder. Mesajlar gerektiði gibi iletilemediði ve/veya yanlıþ bölgelere gittiði için vücut fonksiyonları kontrol edilemez hale gelir; böylece beynin görme, konuþma, yürüme gibi fonksiyonlar üzerindeki kontrol kabiliyeti bozulur.

MS bir akıl hastalıðı deðildir ve kiþiden kiþiye bulaþma özelliði yoktur. Kalıtsal geçiþinin olmadıðı, genetik ortak faktörlerin kuþaktan kuþaða taþınması nedeniyle ailelerinde MS bulunan kiþilerin MS’e yakalanma eðilimlerinin olduðu düþünülmektedir.

Yapılan araþtırmaların sonuçlarına göre, genç eriþkinler MS’e yakalanma olasılıðı en yüksek olanlardır; 15 yaþın altında ve 50 yaþın üstünde nadir görülür. Ayrıca kadınlarda, sosyo-ekonomik düzeyi yüksek toplumlarda, kentlerde yaþayan eðitim düzeyi yüksek kiþilerde ve ılıman iklim kuþaðında oturan insanlarda görülme riski daha fazladır. Genel olarak bir ülke ekvatora yakınlaþtıkça MS de daha az görülür. Kuzey ülkeleri gibi soðuk, rutubetli ve yaðıþlı ülkeler MS’in en sık görüldüðü ülkelerdir.

MS hastalarında önceden anlaþılmayan bir nedenle ortaya çıkan ve en az 24-48 saat devam eden yeni bir nörolojik bozukluk (uyuþmalar, denge ve yürüme bozuklukları, görme bozuklukları ve kayıpları vb.) veya uzun zamandır devam eden bir durumun belirgin kötüleþmesi þeklindeki deðiþiklikler ’atak’ olarak adlandırılır ve bir ay içinde olan tüm olaylar aynı ataðın parçaları olarak düþünülür.

Ataklar uygun þekilde ve mümkün olduðunca çabuk tedavi edilmelidir. Bir ataðın devam süresi ve ne zaman geçeceði önceden tahmin edilemez. İki atak arasında bir iyilik dönemi vardır. Bu dönem içinde hastalık ilerlemez ve vücut kendi kendini iyileþtirmeye çalıþır. İki atak arasındaki iyilik döneminin ne kadar süreceði de bilinememektedir. Bazı MS’liler bir ataktan sonra bazen yıllar boyunca yeni bir atak geçirmemektedirler.

2. MS HASTALIĞININ NEDENLERİ NELERDİR?

Neden tam olarak bilinememektedir ancak, bazı teoriler mevcuttur:

a) Virüsler :

Virüsler vücuda girdiklerinde vücut hücreleri içinde hızla çoðalırlar ve pek çoðu hızla bazı hastalık belirtilerine yol açar. Yavaþ etkileyen bazı virüsler ise daha sonra tekrar ortaya çıkarak yeni belirtilere yol açarlar. MS’in de yavaþ etkili virüsler tarafından meydana getirilebilen veya bilinen bir virüse karþı gösterilen gecikmiþ bir reaksiyon olabileceði ifade edilmektedir.

b) Baðıþıklık reaksiyonu :

Vücudumuz, virüsler ve bakteriler gibi hastalık etmenlerini yok eden ve doðuþtan gelen bir savunma sistemine sahiptir. Savunma sistemindeki hücreler bazen vücudun kendi hücrelerine saldırabilir. Buna “Oto-immun reaksiyon” denir. MS, vücudun kendi savunma elemanlarının yanlıþlıkla kendi dokusuna saldırdıðı bir oto-immun reaksiyon sonucunda ortaya çıkmıþ olabilir.

c) Kombinasyon :

Virüsler vücuda girdiðinde hücreler içinde geliþmeye baþlarlar. Savunma mekanizması virüslere karþı saldırı baþlattıðında vücudun kendi hücrelerine karþı da tahrip edici olabilir. Böylece hem virüsler hem de baðıþıklık sistemi reaksiyonu MS’e yol açabilir.

3. MS BELİRTİLERİ NELERDİR?

Bazı hastalarda deðiþik hastalık tabloları arka arkaya ortaya çıkar, daha sonra tam ya da kısmi iyileþme görülür. Belirtiler etkilenen sinir sistemi bölgesine göre farklıdır. Bunun yanı sıra MS belirtileri kiþiden kiþiye deðiþebileceði gibi aynı kiþide zaman zaman da deðiþebilir. Baþlangıç belirtileri genellikle hafiftir ve tedavi edilmeden kaybolurlar. Fakat zaman ilerledikçe bunlar daha sık ve daha aðır olabilir. Tipik tablo akut belirtilerin görüldüðü kısa bir dönem ve bunu izleyen dönemde belirtilerin hafiflemesi ya da haftalar, aylar hatta yıllarca kaybolması þeklinde çizilebilir. İlk belirtinin ortaya çıkıþından kesin tanının konmasına kadar çoðunlukla yıllar geçebilir, çünkü ilk belirtiler o kadar hafiftir ki kiþi doktora baþvurma ihtiyacı bile duymaz. Ayrıca sinir sisteminin diðer hastalıkları da aynı uyarıcı belirtilerin bazılarını gösterirler; ayrımı ancak hekim tarafından yapılabilir. Bu belirtilerden bazıları þunlardır:

• Göz bozukluðu: Çift görme veya gözün irade dıþı hareketi, görme azlıðı

• Vücudun herhangi bir bölgesinin kısmen veya tamamen felç olması

• Ellerin titremesi

• Mesane ve kalın barsak kontrolünün kaybı, erkeklerde cinsel güç azlıðı

• Sendelenme veya denge kaybı

• Dilde peltekleþme gibi konuþma bozuklukları

• Aþırı halsizlik veya kendini alıþılmamıþ biçimde yorgun hissetme

• Koordinasyon bozukluðu

• Uyuþma veya karıncalanma hissi, duyu azalması

• Kol ve bacaklarda sertlik, güçsüzlük, ayakların belirgin þekilde sürüklenmesi

4. MS TANISI NASIL KOYULUR?

MS tanısı esas olarak hastanın öyküsü ile bulgu ve belirtilere dayanır. İlk olarak baþ dönmesi, çift görme, tek veya çift gözde görme azalması, dengesizlik ya da kol ve bacaklarda güç yitimi gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Nörolojik açıdan hastanın belirgin fonksiyon kayıplarının dıþında kalan sistemlerine ait bozukluklar da saptanırsa MS’ten kuþkulanılır. Takip eden dönemlerde, her bir ataðın ardından görülen düzelme özelliði gözlenirse, tanı büyük ölçüde kesinleþtirilir. Bu nedenle; MS tanısını koymak için iki temel bulgu aranır:

I. Sinir sistemi hasarının belirtileri: Elde ve ayakta hissizlik veya titreme, ani güç kaybı veya felç ortaya çıkabilir (Bu durumda merkezi sinir sisteminde iki bölgeden fazlası tutulmuþtur).

II. İyileþmeler ve kötüleþmeler: MS belirtileri diðer sinir sistemi hastalıklarından farklı olarak herhangi bir uyarı olmaksızın ortaya çıkabilir ve kendiliðinden iyileþmeler gösterebilir. MS lilerin çoðu tekrarlayan alevlenmelere raðmen aktif bir hayat sürerler ve hayata olumlu yönden bakmayı öðrenebilirler. MS uygun bir yaklaþımla ele alındıðında þikayetler en aza indirgenebilir. Çünkü çok az hastada ilerleyici ve ciddi komplikasyonlarla karþılaþılır.
Tanıya yardımcı araçlardan en önemlisi, beyindeki plakların açıkça görülebildiði, beyin ve omuriliðin Manyetik Rezonans Görüntüleme( MRG )yöntemiyle incelenmesidir. Tanıya yardımcı olarak beyin omurilik sıvısının bazı özellikleri incelenebilir. Dikkatli bir hastalık öyküsü, nörolojik inceleme ve doðru kullanılmıþ laboratuar deðerlendirmeleri genellikle kesin tanıyı saðlar. MS tanısının olabildiðince çabuk ve doðru konması önemlidir.

MS’lilerin üçte biri on yıl sonra da halen fonksiyoneldir ve özürlülük derecesi düþüktür. Bu nedenle yaþam kalitesini etkilese bile genel olarak iyi gidiþli bir hastalık olarak kabul edilir. Kadın olmak hastalıðın ataklarla seyrediyor olması, birinci ile ikinci atak arasındaki sürenin uzun olması, ilk atakları iyileþerek atlatmak, hastalık baþlangıç yaþının genç olması, ilk atakların dengesizlik, ellerde beceriksizlik, titreme gibi gibi bulgularla baþlamaması gibi özellikleri iyi seyir lehindedir. Kısa sürede yataða yahut tekerlekli sandalyeye baðımlı kalmak ya da yaþam süresini kısaltmak gibi klinik tablolar çok azdır.

MS’İN FARKLI ŞEKİLLERİ:

Seyir olarak hastalıðın dört tipi vardır:

1. İyi Huylu MS : Bu tipte hafif ataklar vardır ve atakları tam düzelme takip eder. Genel olarak, zamanla biriken bir kötüleþme olmaz ve kalıcı bir hasar bırakmaz. Bu tipte ilk belirti, genellikle el ve ayaklarda
uyuþmalardır. MS’lilerin yaklaþık %10-15’i bu gruba girer.

2. Tekrarlayan ve Düzelen MS: Erken dönemde genellikle benign tipe benzer ve ataklardan sonra tam iyileþme olur. Ataklar; daha önceki bulguların alevlenmesi veya yeni bir þikayet þeklinde olabilir; gün, hafta veya aylarca sürebilir. Tekrarlayan ataklar sonrası bazı hasarlar kalabilir. Ataklar daha önceki bulguların alevlenmesi veya yeni bir þikayet þeklinde olabilir. MS’lilerin yaklaþık %25’i bu gruba girer.

3. İkincil İlerleyen MS: Baþlangıcı ’Tekrarlayan ve Düzelen MS’ gibidir. Tekrarlayan ve Düzelen MS’lilerin % 40-50’si ikincil ilerleyen tipe dönüþür. Tekrarlayan ataklar sonrası düzelme daha zorlaþabilir, hatta durabilir. Bu grup genellikle hastalıðın baþlangıcının 15-20 yılı içinde ortaya çıkar.

4. Birincil İlerleyen MS : Ataklarla birlikte ya da ataksız seyir gösterebilir. Ataklı seyirde hastalıðın baþlangıcından itibaren giderek artan fonksiyonel kayıplar yani sakatlıklar ataklarla daha da þiddetlenebilir ve giderek kalıcı fonksiyonel bozukluklar artar. MS’lilerin % 10-15’i bu gruba girer.

5. MS TEDAVİSİNDE NELER YAPILIR?

Halen MS için kesin bir tedavi yoktur. Yani, hastalıðın herhangi bir ilaç tedavisi ile tamamen geçip geçmeyeceði soruluyorsa,yanıt ’hayır’ olacaktır.Fakat hastaların baðımsız, rahat ve üretken olmalarını saðlamak için bazı þeyler yapılabilir.

a) Genel vücut saðlıðını korumak:

Herkes gibi MS’lilerin de aktivitelerini sürdürmeleri, besin deðeri yüksek bir diyet uygulamaları, kendilerini iyi hissetmek ve dirençlerini korumak için yeterince dinlenmeleri; özellikle solunum veya idrar yolları olmak üzere tüm enfeksiyonların hızlıca tedavi edilmesi gereklidir.

b) Fizyoterapi:

Fizik tedavi ve rehabilitasyon MS tedavisinde vazgeçilemeyecek bir tedavi yöntemidir. Amacı güçsüzlük, hareket kabiliyetinde azalma, mesane bozuklukları gibi bazı nörolojik bulguların; ikincil olarak da eklemlerde kireçlenme ve donma, kaslarda kireçlenme ve donma, kaslarda erime ve kireçlenme, yatak yaraları, akciðer ve idrar yolu enfeksiyonları gibi sorunlar yaratarak hastanın ıstırabını ve fonksiyon kaybını daha da artırmasını önlemektir. Ayrıca hastanın hareket yeteneðini ve fonksiyonlarını arttıracak yardımcı destek aletlerinin teminini saðlar. Yani, basit anlamıyla egzersiz programları ve kasların çalıþtırılması hastaların akut atak döneminin izlerini silmesine ve kas spazmlarının(kasılmalarının) giderilmesine yardımcı olur.

c) Psikoterapi ve Danıþmanlık:

Kiþisel ve grup terapileri hastalara ve ailelerine depresyon, korku ve hastalıðın yol açtıðı sınırlamalarla mücadelede yardımcı olur. Hastalıðın seyri esnasında atak ve iyileþme sürelerinin ne kadar olacaðının belli olmaması, bu hastalıða uyum saðlamayı özellikle güçleþtirir.

d) İlaç Tedavisi:

İlaçla tedavide iki ana hedef vardır. Birincisi, sinir dokusu içerisinde çoðu zaman sürekli miyelin ve akson (sinir teli) yıkımına neden olan ve zaman zaman alevlenen iltihabi süreci kontrol altına almaktır. Bu hedefe yönelik ilaçlar içerisinde yer alan steroidler, akut atakların þiddetini ve süresini azaltmak için kullanılır.

Steroide yanıt vermeyen aðır ataklarda plazmaferez adı verilen ve bir anlamda kandaki iltihaba yol açan maddeleri ayıran bir yöntemin yararlı olduðuna iliþkin bilgi ve gözlemler vardır. Uzun süreli tedavi gerektiren durumlarda sorumlu hekimin,kiþiye göre yapacaðı deðerlendirmeyle ilaçlar seçilebilir.Her hastanın hastalıðı kendine özgü olduðu için ilaçların etkisi kiþiden kiþiye deðiþebilir.Bu ilaçlar bugün için MS’te kesin çözüm olmamakla birlikte,bazı hastalarda olumlu sonuçlar alınmaktadır. Tedavideki ikinci hedef ise kas spazmları ve sertlikleri, idrar problemleri ve yorgunluk gibi bazı þikayetleri ortadan kaldırmaktır.

MS’in seyri önceden tahmin edilemeyeceði, gereksinimlerin ve sakatlıkların hastaya göre deðiþebileceði göz önünde bulundurulduðunda, sürekli tıbbi gözetim esastır. Bütün tıbbi sorunlar MS’e baðlı olmayabilir ama bunun tedavi gerektiren baþka bir hastalıða baðlı olup olmadıðının ayırımını ancak hekimler yapabilir.

Bir MS hastasına hangi tedavinin ne zaman uygulanacaðı, tamamen kendisini izleyen hekimin karar verebileceði bir konudur. Her tedavi, her hastaya uygun olmayacaðı gibi, her hastanın hastalıðı da bir diðerinden farklıdır.

Tedavi her zaman hastanede yatarak yapılmaz. Amaç MS hastalarının olaðan gündelik yaþamlarını ve iþlerini sürdürmeleri olduðuna göre, hastalar olduðunca ayakta izlenirler. Ancak hastanede sürdürülmesi gereken bir tetkik veya tedavi planlanırsa, ya da ciddi bir atak geliþimi halinde hastaneye yatıþ planlanabilir. MS hastalıðının cerrahi bir yanı da yoktur. Yani ameliyat gerektirmez. Bazen yanlıþ tanılar nedeniyle ameliyat olmuþ hastalar vardır. Bunlar arasında en sık olanı bel fıtıðı tanısı ile yapılan ameliyatlardır. Ender olarak beyin tümörü tanısı ile yanlıþlıkla yapılmıþ operasyonlar bildirilmiþtir. Hastalıðın ileri devrelerinde kalıcı mesane, barsak iþlev bozuklukları ya da ortopedik kusurlarla ilgili düzeltici ameliyatlar planlanabilir.

Kaynaklar:
1- http://www.internetdoktoru.com/01_hst_MS.htm
2- http://www.genetikbilimi.com/gen/multipskleroz.htm
3- http://tr.wikipedia.org/wiki/Multipl_skleroz
4- http://www.umudayolculuk.net/multiplskleroz.shtml
5- www.turkiyemsdernegi.org
6- http://dmsg-hessen.de/dokumentearchiv/Info-tuerkisch.doc
7- http://www.sahikuray.homestead.com
8- http://www.izmsder.8k.com/
9- http://www.tip2000.com/ms/index.asp.
Bu içeriğe yorum yazabilirsiniz

  • ferhanpirpiritarhan

    bende 12 senedir m.s. hastasıyım zaman zaman ataklarım oluyor hast.yatıyorum ve kortizon veriliyor buna pas deniyor çok çeşitli ataklar yaşadım en kötüsüde idrar tutamama ve görmeme sonraki atağımdada bayılıp kafamı tutamıyordum şu anda çok iyiym bu hastalıkla yaşamayı öğrendim ve seviyorum öldürmüyor ama güldürmüyorda deprem gibi ne zaman geleceği belli değil korumamız lazım kendimizi güneşten ve sıcaktan 42 yaşımda yakalandım şimdi 55 yaşımdayım

  • ismihan

    ben bir kere yazmıştım araştırdığım ödevi bulamadım daha çok bilgi lütfen

2 kişi yorum yazdı.