Özlenen Rehber Dergisi

71.Sayı

Ben Sadece O'na Tevekkül Ettim

Muzaffer YALÇIN Hocaefendi Özlenen Rehber Dergisi 71. Sayı
Ey İsrail! Allah dilemezse sen kimseye bir zarar veremezsin. Ancak burada (Filistin vb.) olanlar, Müslümanların, Cenâb-ı Hakk’a karşı olan vecibelerini yerine getirmeyişlerindendir. ’Başarım ancak Allah’ ın yardımı iledir.Ben sadece O’ na Tevekkül ettim ve sadece O’ na yöneliyorum’ Bismilalahirrahmanirrahim.Elhamdü lillahi Rabbi’l-âlemin , ve’s-selâmü alâ rasûlinâ Muhammedin ve alâ alihi ve sahbihi ecmain.Küfür tek millettir. Dünyadaki bütün kâfirler bir araya gelip güç birliği yapmış olsalar, onların sahip oldukları bu güç, yine Hz. Allah’ın yaratmasıyla sahip olacakları kadardır. Ve asla Allah’ın dilemesi dışında bir zarar vermeye muktedir değillerdir.
Müslümanlar, Hz. Allah’ın yardımına ve onun bu husustaki vaadine mazhar olan kimselerdir. Müslümanlar, Allah’tan gelen bu yardım ve kuvvetle düşmanlarına yönelmelidirler. Zira tek millet olan küfür ehli, güçlerinin misliyle dahi mü’minlere taarruz etseler, Allah’ın kuvvetini asla aşamazlar. Bunun aksi düşünüldüğü zaman, Cenâb-ı Hakk’ın Âdem (a.s.)’dan Peygamber Efendimizin risâletine kadar inananlara yerine getirdiği ve yerine getirmeyi vaat ettiği yardımlar hep inkar edilmiş olur. Bu ise, kâfirlerde meydana gelen kuvveti, Hz. Allah’ın kuvvetinden üstün tutmak manasına gelir ki bu, mü’minlerde asla bulunmaması gereken batıl bir itikattır.
Yegâne Hâlık ve her şeye Mâlik olan Hz. Allah’tır. Zalimin elinde zulmü yaratan da, bir mü’minin elinde merhametin tesirini halk eden de O’dur. Ancak, Yüce Rabbimize (c.c.), iradesi, ezelî takdiri ve tasarrufu sebebiyle asla töhmet edilemez.
Allah (c.c.) kullarını, gönderdiği bütün Peygamberiyle uyarmış, onları iyi ve kötüyü seçebilen varlıklar olarak halk etmiş ve yaptıklarından mesul tutmuştur. Kullarının âhiret saadetini hak edip etmedikleri ise şu âyetlerdeki usule tabi kılınmıştır:
“Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele. Onlar; başlarına bir musibet gelince, ‘Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz’ derler. İşte Rableri katından rahmet ve merhamet onlaradır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da işte bunlardır.” (Bakara, 2/155-157)
“Allah’a ve âhiret gününe iman edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihat etmekten geri kalmak için senden izin istemezler. Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları çok iyi bilendir” (Tevbe, 9/44 )
Bu imtihanlar muhakkak vuku bulacaktır. “Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü’minler, ‘Allah’ın yardımı ne zaman?’ diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki, Allah’ın yardımı pek yakındır.” (Bakara, 2/241) âyet-i kerimesi, bu husustaki Âdetullâh’ın, Peygamber Efendilerimizi başta olmak üzere bütün mü’minleri ihata ettiğini göstermektedir. Bu zor imtihanlardan başarı ile çıkabilme yolunu da yine Merhametli Rabbimiz Allah u Azîmü’ş-Şân (c.c.), Hz. Şuayb (a.s.)’ın lisanıyla gösteriyor: “...Başarım ancak Allah’ın yardımı iledir. Ben sadece O’na tevekkül ettim ve sadece O’na yöneliyorum.” (Hûd, 11/88)
Hiç unutulmaması gerekir ki, kâfirlerin elinde meydana gelen zulmün bertaraf edilmesi için mü’minler, Hakk’tan gelen bir kuvveti bulması gerekir. Buna ise, Hz. Allah’a teslimiyet, itaat ve kulluktaki kemâlâtla nail olunur. Bugün Filistin vb. yerlerde yaşanan zulüm ancak, mü’minlerin kulluklarında yaşayacakları kemâl ve bunun neticesinde Allah’ın yardımına mazhar olmakla savılabilir. Bu imtihanlar elbette vuku bulacaktır; ancak mü’minlerin bu imtihanlar karşısındaki inanç ve teslimiyetlerinin durumu, üzerinde çok tefekkür edilmesi gereken asıl husustur. Bu hadiseler cereyan ederken herkes aldığı role göre Allah’a hesap verecektir. Zulme talip olan zulmü sebebiyle Allah’a hesap verecek. Zulme maruz kalan ise sabrı, teslimiyeti ve itaatiyle imtihan hâlindedir. Ayrıca kulun, hayatta çektiği ızdırap ve yaşadığı imtihanlara karşı isyan nevinden hareketleri inancını zedeler. Hz. Pir Seyyid Abdulkadir Geylanî’nin (k.s.) ‘el-Fethu’r-Rabbanî’deki sohbetlerinde sık sık dile getirmiş olduğu “Kadere iman ediyorsunuz ama nefislerinizin sevmediği hususlardaki tahakkukuna razı değilsiniz.” yönündeki uyarıları bu görülmesi zor tehlikeyi çok güzel izah etmektedir. Allah, kulunun üzerinde nimetini görmek ister. İman onun bir nimetidir. “Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.” (Âl-i İmran, 3/139) âyet-i kerimesi muvacehesinde bu imtihanlar karşısında Rabbimizin bizden görmek istediği, tezahür eden hidayet nurudur. Gevşeyip dağılmama vasfı, iman edenlerin efendisi Rasûlullah (s.a.v.)’in izinden ayrılmamaktır. Allah’a itaat ve O’na güveni her durumda dorukta tutmaktır ve Bir anlık tereddüdün, gelecek olan ilâhî kuvveti perdeleyeceği bilinmelidir.
“Ey Peygamber! Mü’minleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkâr edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir. Şimdi ise, Allah yükünüzü hafifletti ve sizde muhakkak bir zaaf olduğunu bildi. Eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) bin kişi olursa, Allah’ın izniyle iki bin kişiye galip gelirler. Allah, sabredenlerle beraberdir.” (Enfal, 8/65-66) âyet-i kerimelerinde cereyan eden mana ve ibret sinelere kazınmalıdır. Ayrıca dünya sevgisine meyletmenin, kâfirlerin dünyadaki ölümsüzlük isteklerine özenmenin ve âhiret yurduna hazırlık yapmamanın bedelini mü’minlerin nasıl ödeyecekleri şimdi zikredeceğimiz Ebû Dâvûd‘un rivayet ettiği hadis-i şerifte Sevgili Peygamberimiz şöyle haber vermiştir: “Yakında milletler yemek yiyenlerin (başkalarını) çanaklarına (sofralarına) davet ettikleri gibi size karşı (savaşmak için) birbirlerini davet edecekler.” Biri: “(Bu) o gün bizim azlığımızdan dolayı mı olacak?” dedi. (Rasûlullah): “Aksine siz o gün çok; fakat selin (önündeki) çerçöp gibi zayıf olacaksınız. Allah düşmanlarınızın gönlünden sizden korkma (hissini) soyup alacak ve sizin gönlünüze de vehn atacak.” buyurdu. Bunun üzerine biri: “Yâ Rasûlallah! Vehn nedir?” dedi. (Rasûlullah): “Dünya sevgisi ve ölümü kötü görmek (istememek)tir.” buyurdu. (Ebû Dâvûd, Melâhim, 5)
Bu içeriğe yorum yazabilirsiniz

  • solfasol

    Allah, kulunun üzerinde nimetini görmek ister. İman onun bir nimetidir. ?Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.? (Âl-i İmran, 3/139) Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü?minler, ?Allah?ın yardımı ne zaman?? diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki, Allah?ın yardımı pek yakındır.? (Bakara, 2/241)RAHMAN CC YARİMİZ YARDIMCIMIZ OLSUN .... SELAM DUA İLE EVLADA EVLAD OLAN EFENDİM DUARINIZDA BİZLERİ UNUTMAYIN İNŞL... HZ RASULLAH S.A.V EFEDİMİN DEDİĞİ GİBİ SİZKİ YANLIZ KALDIĞINIZDA aLLAH CC NEDE GÜZÜEL NİYAZDA MUNACAATTA DUADA BULUNURSUNUZ. DUALARINIZA BİZ GARİPLERİDE ALIN..........

  • fatih zirek

    rabbim sizden razı olsun efendim. sıhhat ve afiyetler versin. efendim Gaflet uykusu için rüya sırasına girmiş bizlerin yüzüne o serin hakikat nehirlerini çarp. Çarp ki hakikatimizle yüzleşelim. Ruhumuzu kibrin taşlarıyla kapatan ellerin kilidini aç aç ki cennetin anahtarı olsun tövbelerimiz. Bizi acıyla yürüyen kervanların ağıdından arındır.Bükülen boyunlarımızdan akan mahçubiyetimizi şefkatinle süsle.sevgi ve dualarla efendim.canım benim

  • hatice toprak

    sa.allahım sizden razı olsun efendim ve bizlere kendisine tevvekkül etme bilincini ve bunu ihlasla yerine getirmeyi nasip eylesın insaalah.

  • nurettin

    s.a zalimin zulmüne karşı dua ile karşılık verelim. ümidediyorumki herbir amin zalimin kafasına balyoz gibi inecektir.efendim makalelerinde gerkeni zaten söylemiştir fazlazsöze hacet yok ama dikkatle okunmalı.s.a

  • CAFER CEYLAN

    M. YALÇIN Hocaefendinin Üzerinde düşünülerek kafa yorulması gereken hakikâtlerle dolu bir yazısı. Seçilen ayet-i kerimelere de dikkat edilmeli ve üzerinde hassasiyetle düşününmelidir.

  • cengizural37

    allahın izniyle kardeşlerim peygambere ve ehli beyt efendilerimize baglı böyle allah dostlarının nasihatlarını dinler uygular yaşar ve yaşatırsak istikamet üzere buyollarda sebat gösterirsek inşallah küfrün ve şeytanın nefsin beli kırılacak bütün insanlık kurtulacak inşallah mazlumlarda rahata erecek inşallah

  • şakir hafçı

    ehli beyt sevgisi ile yaşayan zulme karşı direnen yüreği sevgi dolu cesur davetçi size selam olsun.

8 kişi yorum yazdı.