Özlenen Rehber Dergisi

23.Sayı

İmam Muhammed Tâkî (r.a.)

Dr. Celal Emanet Özlenen Rehber Dergisi 23. Sayı
Ehl-i Beyt-i Rasûlulâh’tan On İki İmamların dokuzuncusu İmam Hz. Muhammed Tâkî (r.a.)’dır. Hicrî 195’de recep ayının onunda ya da ramazan ayının on dokuzunda Medine’de dünyaya geldi. Babası Hz. İmam Rıza, annesinin adı ise Sebike’dir.
İmâm Muhammedü’l-Cevâd’ın künyesi, ’Ebû Câfer’dir. Muhammed Takî (r.a.) çok takvalı ve cömert olduğu için ’Tâkî’ ve ’Cevad’ lâkaplarını almıştır. İmâm Muhammedü’l-Cevad, babaları Hz. İmâm Aliyyü’r-Rızâ, Hakk’a kavuştuklarında 8 yaşlarında idi ve babası şehit olurken kendisi Medine’de idi. Değerli babasından sonra Allah’ın emri ve önceki imamların bildirmeleri üzerine imamet makamına ulaştı. Halife Me’mun’un emriyle hilâfet merkezi olan Bağdat’a getirildi. Me’mun, Muhammed Tâkî (r.a.)’a çok ilgi ve muhabbet gösterdiler. Hatta Me’mun, kızını İmam ile evlendirdi. Bir süre sonra İmam (r.a.), Me’mun’dan izin alarak Medine’ye döndü ve Me’mun ölünceye kadar Medine’de kaldı. Me’mun’dan sonra Mu’tasım hilâfeti ele geçirince, Hicrî 220 yılında Hz. İmam Cevad’ı Medine’den Bağdat’a getirtti ve aynı yılın zilkâde ayının son gününde Bağdat’ta zehirlettirerek şehit etti ve ceddi İmam Musa Kâzım’ın yanına defnedildi.
Muhammed Tâkî (r.a.), imamet makamına eriştiğinde yaşı küçüktü; fakat ilimde öyle bir mevkiye sahipti ki, halkın dinî sorunlarının hepsini hâlledebiliyor, sınamak için kendisine yöneltilen çok zor dinî meselelere bile en güzel cevapları, verebiliyordu. Hz. İmâm Muhammedü’t-Takiyyü’l-Cevâd, babaları ve ataları vasıtasıyla Rasûlulâh (s.a.v.)’den rivâyetlerde bulunmuş, kendisinden de pek çok hadis rivâyet edilmiştir. Safvan bin Yahyâ, Hz. İmâm Aliyyü’r-Rızâ’ya diyor ki:
’Allah sana oğlun Muhammed Cevâd’ı vermeden önce, bir oğlun olmasını Allah’tan dilemedeydin. Allah ihsân etti, gözlerimiz aydınlandı. Allah yokluğunu göstermesin; fakat sana bir hâl olursa kime başvuralım, kime uyalım.’ dedim. Hz. İmâm Aliyyü’r-Rızâ, elleriyle oğlu Muhammed Cevâd’ı göstererek: ’Buna!’ buyurdular. Ben: ’Sana fedâ olayım.’ dedim. ’Bu daha 3 yaşında bir çocuk.’ Hz. İmâm Aliyyü’r-Rızâ buyurdular ki: ’Bunun ne zararı var? Hz. Îsâ, peygamber olduğu zaman 3 yaşında da değildi.’

Hz. İmâm Muhammed Tâkî’nin Vecîzelerinden Bir Kısmı:
Adamın biri: ’Bana nasihat edin.’ deyince İmam (r.a.): ’Kabul eder misin?’ diye sordu. O adam: ’Evet, kabul ederim.’ dedi. İmam şöyle buyurdular: ’Sabrı kendine yastık et, fakirlikten çekinme, şehvetleri (lezzetleri) terk et, heva ve hevese muhalefet et ve bil ki, Allah’ın gözünden uzaklaşamazsınız. Öyleyse nasıl bir halde olacağına dikkat et.’
İmam dostlarından birine şöyle yazdı: ’Bu dünyada birbirimizden ayrıyız; ama (ahirette) kimin fikri ve inancı, arkadaşının fikir ve inancının aynısı olursa, nerede olursa olsun o da onunla birlikte olur. Asıl yerleşme yurdu, ahiret yurdudur.’ Hz. İmam’ın bazı düşündürücü sözleri de şunlardır:’ Tövbeyi geciktirmek, aldanmaktır. Vazifeleri hep sonraya ertelemek ise şaşkınlıktır. (Günah işlemek amacıyla) Allah’a karşı bahane aramak, helâk olmaya sebep olur. Günah işlemekte ısrar etmek, kendini Allah’ın tuzağından güvende bilmenin sonucudur.Oysa,Allah’ın tuzak kurmasından, hüsrana uğrayan topluluktan başkası, güvende olmaz.’
Me’mun vefat edince, İmam-ı Tâkî (r.a.): ’Bizim kurtuluşumuz otuz ay sonradır!’ buyurdular. Otuz ay geçti ve Muhammed Tâkî (r.a.)’de vefat etti.
Rabb’im şefaatlerine nâil eylesin.

Yararlanılan Eserler:
1. eL-A’lâm, c.6, s.271.
2. İslâm Âlimleri Ans., c.3, s.282.
3. Müceddidî, Abdullâh Farukî, Ehl-i Beyt ve On iki İmamlar, s. 399-408, Farukîye Vakfı Yayımları, Ankara 1999.
Bu içeriğe yorum yazabilirsiniz

  • FERDI

    Allah C.c Hepinizden Razı Olsun

1 kişi yorum yazdı.