Özlenen Rehber Dergisi

162.Sayı

Misvak Bitkisine (erak Ağacı) Bilimsel Bir Bakış

Bilindiği üzere dişlerimizi her abdest alışımızda, namazlardan önce, yemek yedikten sonra, yatmadan önce ve uykudan kalkınca, Kur’an okumadan önce, bir topluluk önüne çıkmadan önce misvaklamak başta Peygamber Efendimiz (s.a.v.) olmak üzere bütün Peygamberlerin sünnet-i seniyyelerindendir.

Konuyla ilgili hadis-i şeriflerin bazıları de şu şekildedir:
’Misvak kullanın. Zira misvak(lanmak), ağzı temizlemeye ve Rabb’in razı olmasına sebeptir. Cibril bana her gelişinde mutlaka misvak (kullanmay)ı tavsiye etti. Öyle ki bana ve ümmetime muhakkak farz kılınacağından korktum. Şayet ümmetime zorluk vermekten endişe etmeyeydim mutlaka onu onlara farz kılardım. Muhakkak ki ben (o derece) misvak kullanırım ki; ağzımın ön(deki dişler)ini köklerinden oynatacağımdan (veya gidereceğimden) korktum.’1

’Misvak (kullanmak) hakkında size çok ısrarcı oldum (çok sözler söyledim, artık dinle­yip itaat edin).’2

’Tırnaklarınızı kesin, kestiğiniz tırnakları gömün, parmak boğumlarınızı (parmakların üst tarafındaki kıvrımlar) temizleyin, diş etlerinizi yemek (artıkların)dan temizleyin. Misvak kullanın, dişleri sararmış, ağzı kokar bir halde yanıma gelmeyin.’3

’Yanıma dişleriniz sararmış bir halde giriyorsunuz (böyle yapmayın), misvak kullanın.’4

’Bana ne oluyor ki sizi ben(im yanım)a dişleriniz sararmış bir halde geliyor görüyorum. (Böyle yapmayın), misvak kullanın. Ümmetime zorluk verme (endişesi taşıma)yaydım mutlaka onlara abdesti farz kıldığım gibi misvak (kullanmay)ı da onlara emrederdim.’5

’Ümmetime –(ravi tereddüt etti) yahut insanlara- zorluk verme (endişesi taşıma)yaydım, mutlaka onlara her namaz(ın başın)da misvak (kullanmay)ı emrederdim.’6

’Misvak (kullanılmak suret)iyle (kılınan) namazın, misvak (kullanılmak)sız(ın) (kılınan) namaza olan üstünlüğü 70 kattır.’7

’(Rüyada) kendimi bir misvak ile misvaklanıyor gördüm. Bunun üzerine yanıma biri diğerinden daha yaşlı olan iki adam geldi. Ben misvakı onların küçük olanına uzattım. Bunun üzerine bana: ’Büyükle (yani büyüğüne ver)!’ denildi. Ben de onu, onların büyük olanına verdim.’8

Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.)’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: ’Muhakkak ki Cuma günü olduğu zaman; misvak (kullanmak), elbiselerinin en güzelinden giyinmesi ve eğer varsa koku sürünmesi müslümanın üzerindeki hak(lar)dandır.’9

Ali b. Ebî Tâlib (r.a.)’den rivayet edildiğine gö­re şöyle söylemiştir: ’Muhakkak ki ağızlarınız Kur’ân’ın yollarıdır. Şu halde onları misvak ile temizleyin.’10

Gerek hadis kaynaklarından gerekse tıbbi kaynaklardan anlaşılacağı üzere misvakın başta ağız sağlığı olmak üzere, baş, boğaz, mide, bağırsak, eklem ve cilt gibi birçok vücut yapıları üzerine olumlu etkileri vardır.

Biz bu yazımızda misvak bitkisinin başta dişler olmak üzere ağız sağlığı üzerindeki etkilerine değineceğiz.

Bu esnada misvakın yanlış kullanımından kaynaklı ağızdaki olumsuz etkilerinden de söz edeceğiz. Yazımızın bundan sonraki bölümü diş sağlığı üzerine yayın yapan uluslararası nitelikli birkaç dergiden (The Saudi Dental Journal, Medicinal & Aromatic Plants) alınmış olup misvakın ağız sağlığı üzerine etkisi tamamen bilimsel açıdan incelenmiştir. Aşağıda veriler bilgiler bilimsel nitelikte olması sebebiyle yazarın kanaati değil deneysel gözlemler sonucu ortaya çıkarılmış yargılardır.

Misvak (Salvadora persica)
İlim dilinde ’S. persica’ adı verilen, halk arasında ’Erak ağacı’ olarak bilinen ve Avrupalıların dilinde ’Şecere-i Muhammedî’, İslâm literatüründe ise bu ağaca Misvak denir. Farklı Arap lehçelerinde ’misvaak’, ’missvak’, ’misvaki’, ’mesvak’, ’msvaki’ ve ’sevak’ şeklinde kullanımları da olan ’Misvak’ Arapça bir kelime olup diş temizleme çubuğu anlamına gelmektedir. Yine farklı ülkelerde koyoji (Japonca), qesam (İbranice), mastik (Latince), mefaka (Habeşistanca) ve datun (Hintçe) adları da verilmektedir. Dünya’nın farklı bölgelerinde İslam öncesi de kullanımı olan misvakın bu kadar yaygınlaşması ve popüler hale gelmesinde İslam kültürünün önemli bir etkisi olmuştur. Diş fırçalamaya uygun yaklaşık 182 bitki türü arasında, S. persica’dan elde edilen misvak, en yaygın olanıdır. Bu bitkinin kökleri, dalları ve sapları ağız sağlığı için kullanılırken küçük S. persica çubukları kürdan olarak da tercih edilir. Bu ağaç, doğuda Hindistan, Nepal ve Malezya, Pakistan, İran’dan, güneyde Irak, Suudi Arabistan ve Mısır’dan, batıda Moritanya’ya, Kuzey Afrika’dan Sudan’a, Etiyopya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafi dağılıma sahiptir.

Misvakın Kimyasal İçeriği
Misvakın kimyasal bileşiminde ß-sitosterol, m-anisik asit, klorür, alçı ve salvadourea maddeleri; pirolidin, pirol ve piperidin türevleri gibi organik bileşikler; salvadosid ve salvadorasid gibi glikosidler ve kaempferol, kersetin, kersetin rutin ve kersetin glukozid gibi flavonoidler bulunmaktadır.

S. persica ağacının kökleri ve kabuğu % 27 oranında kül, yüksek oranda salvadorin ve trimetilamin gibi alkaloidler, klorürler ve floridler, orta konsantrasyonda silis, kükürt ve C vitamini ve az miktarda tanenler, saponinler, flavonoidler ve steroller içerir. Yüksek miktarlarda sülfür içeren organik maddeler (salvadourea ve salvadorin) ile birlikte sodyum klorür ve potasyum klorür kaydedilmiştir.
’
Tablo 1. S. persica bitkisi kaba özütünde tespit edilen bileşenlerin % olarak listesi

Yaklaşık 1.0 µg/g toplam florür içeren Misvak ağacı, suya önemli miktarda kalsiyum ve fosfor saldığı da tespit edilmiştir. Misvakın tekrar tekrar çiğnenmesi sonucunda bitkinin taze özünün ortaya çıktığı ve bununda diş çürümesini önleyici etki yapabileceği tespit edilmiştir. Yine başka bir araştırmada, misvak suyla ıslatıldığında çok az miktar (0.07 µg/ml) florürün serbest kaldığını belirtilmiştir. S. persica bitkisinden elde edilen kısa adı BITC olan maddesi, dişlerin çürümesini ve dokuların zarar görmesini önleyen kimyasal içerikli bir önleyici ajandır. BITC maddesinin 133.3 µg/ml’lik bir konsantrasyonu, Herpes simpleks virüsü 1’e karşı virüs öldürücü etkinliği olduğu bulunmuştur. Yine, BITC maddesi bakterilere karşı oldukça etkili bir madde olup yapılan bir çalışmada ağız boşluğunda bolca bulunup diş çürümelerinin en yaygın organizması olan Streptococcus mutans adlı bakterinin büyümesini ve asit üretimini engellediği tespit edilmiştir.

S. persica bitkisinin diğer bileşenleri de ağız sağlığı üzerinde olumlu etkilere sahiptir. S. persica bitkisinin köklerinin yakılması sonucu % 4.73 gibi yüksek oranda kükürt içeriği bulunmuştur. Bilindiği gibi kükürt maddesi, bakteri öldürücü bir etkiye sahiptir ve C vitamininin doku iyileşmesinde ve onarımında yardımcı olduğu bulunmuştur. Yine bu ağacın içeriğindeki silika maddesi aşındırıcı olarak işlev görür ve diş yüzeyindeki lekelerin giderilmesinde yardımcı olmaktadır. Misvak içeriğinde yer alan tanin maddesinin büzücü etkisi, diş eti iltihabının azaltılmasına yardımcı olabilir. Taninlerin, glukosiltransferaz’ın etkisini engellediği ve böylece plak ve diş eti iltihabını azalttığı araştırmalarda tespit edilmiştir. Bitki içeriğindeki reçineler, diş çürüğüne karşı koruyan mine tabakası üzerinde ikinci bir tabaka oluşturabilir. Misvak bitkisinde bulunan Salvadorine adlı alkaloid, bakterileri öldürücü bir etki gösterebilir ve dişeti gelişimini uyarabilir. Misvaktaki uçucu yağların hafif acı tadı, tamponlayıcı bir madde olarak işlev gören tükrüğün salınmasının sağlar.

Bitkideki yüksek klorür konsantrasyonu diş taşı oluşumunu engeller ve diş yüzeyindeki lekelerin giderilmesinde yardımcı olur. Çiğneme çubuğu adı da verilen misvakın kullanılması neticesinde tükürükte oluşan kalsiyumun doygunluğunun dişteki mine tabakasının yenilenmesine yol açtığı bulunmuştur.

’ Tablo 2. Misvak yapısındaki bazı bileşenlerin biyolojik etkinliği

Misvakın Ağız Sağlığına Etkisi

Misvakın sulu ekstraktı üzerinde yapılan araştırmalarda yüksek sülfat içeriğinde ortaya çıkan Candida albicans mantar türünün büyümesi üzerinde bir engelleyici etkisinin olduğu görülmüştür. Misvak üzerinde yapılan bazı araştırmalarda misvakın yaygın ağızda bakterilerinden Streptococcus mutans ve Staphylococcus aureus türlerinin büyümesini önleyici güçlü etkilere sahip olduğu tespit edilmiştir. Yine Enterococcus faecalis bakteri türünün misvakın kullanımından en fazla etkilenen organizma olduğu görülmüştür. Ayrıca yapılan bu araştırmalarda taze kesimi yapılmış misvak ile 1 aylık misvakın mikroplara karşı etkilerinin farklı olduğu gözlenmiştir. Yine misvakın posası ile kabuğunun içerdiği farklı maddeler sebebiyle mikroplara karşı etki düzeylerinin de farklı olduğu tespit edilmiştir.

Misvak kullanıcıların salya suyunda Streptococcus mutans dışında çok az sayıda hastalık yapıcı bakteri bulunurken, buna karşın diş fırçası kullanıcılarında ise diş etlerinde hastalığa sebep olan hastalık etmenlerinin tükrük sıvısı içerisinde daha düşük olduğunu gözlemlendi. Yine aynı çalışmada misvak kullanıcılarının tükürüklerinde diş fırçası kullanıcılarınınkinden çok daha yüksek sayılarda yaygın diş eti hastalığına sebep olan Aggregatibacter actinomycetemcomitans ve diğer bazı bakteri türlerine rastlanmıştır. Misvakın mikroplara karşı etkisi üzerine yapılan başka bir çalışmada ise misvak kullanıcılarında Staphylococcus intermedius, A. actinomycetemcomitans, Veillonella parvula, Actinomyces israelii ve Capnocytophaga gingivalis türlerinin diş fırçası kullanıcılarınkinden daha fazla oranda dişte plak oluşturduğu, buna karşın Selenomonas sputigena, Streptococcus salivarius, Streptococcus oralis ve Actinomyces naeslundii türlerinin ise diş fırçası kullanıcılarınkinden daha az oranda dişte rastlandığı görülmüştür.

2004 yılında Suudi Arabistan’da 15 gönüllü denek üzerinde yapılan bir araştırmada düzenli şekilde macunsuz diş fırçası kullananlarla misvak kullananların diş etlerinde mikroorganizmaların sebep olduğu plakların sayısının eşdeğer olduğu, hatta diş eti florasında A. actinomycetemcomitans mantarının misvak kullanıcılarında daha az olduğu görülmüştür. Yine aynı yıl başka bir araştırıcı tarafından diş zararlılarından Streptococcus mutans ve Lactobacillus türleri üzerinde yapılan bir araştırmada misvak kullanıcılarında S. mutans türüne az rastlanırken Lactobacillus türünün sayılarında düşüş gözlenmemiştir. Diş hastalıkları üzerine çalışan bilim adamları misvak özütünden hazırlanmış ağız çalkalayıcı sıvıların ve macununun kullanımlarını da ağızdaki mikroorganizmalar üzerinde etkili olmaları sebebiyle tavsiye etmişlerdir. Yine 2007 yılında misvak özütünden elde edilen İran diş macunu, İsveç diş macunu ve penicilin antibiyotiği üzerinde yapılan bir araştırmada misvak özütünün dişteki plak oluşumunu azalması yönünde olumlu etkilerinin olduğu görülmüştür.
2008 yılında yapılan bir araştırmada, ağızda diş çürümelerine sebep olan Streptococcus aureus, S. mutans, S. pyogenes, Enterococcus faecalis, Lactobacillus acidophilus, Pseudomonas aeruginosa ve Candida albicans türleri üzerine misvakın sulu özütünün metil alkol ilave edilerek hazırlanmış özütünden daha etkili olduğu görülmüştür.

Misvakın Diş Çürümelerini Önleyici Etkisi
Diş çürümeleri üzerine yapılan çoğu çalışmada misvakın diş çürümelerini önleyici güçlü bir etkisinin olduğu görüldü. 1966 yılında Sudan’da yapılan bir çalışmada misvak kullanıcılarında diş fırçası kullanıcılarına nazaran daha az çürüklere rastlandı. Benzeri sonuçlara ilerleyen yıllarda okul çocukları üzerinde yapılan çalışmalarda da rastlandı. Geleneksel olarak karbonhidratı bol olan yiyecekler tüketen Ganalılarda misvak kullanıcılarında diş çürük ve hastalıklarına daha az rastlanmıştır. Benzeri sonuçlara Batı Afrika ülkelerinde yaşayan yetişkinler üzerinde yapılan araştırmada da rastlanmıştır.
Misvak, acı tadı ve çiğnenebilme özelliği sebebiyle ağızda tükürük salgısını artırmakta ve böylelikle ağız içinin tampon kapasitesi de artmaktadır. 2007 yılında yapılan bir çalışmada misvak özütünün kulak altındaki tükrük bezlerinin salgısını artırarak diş plaklarındaki pH’yı artırdığı görülmüştür. Ağızda artan pH, ağızdaki diş çürümelerine sebep olan mikroorganizmaların asit dengesini bozduğu için diş çürüklerinin sayısının azaldığı tespit edilmiştir. Afrika kıtası ülkelerinden Zanbibar’da kırsalda yaşayanlarda şehirde yaşayanlara nazaran diş çürüklerine daha az rastlanmıştır. Bunun kırsalda yaşayanların geleneksel olarak kullandığı misvak sebebiyle olduğu görülmüştür. Misvak ve ceviz ağacı üzerinde yapılan bir çalışmada her iki ağaçtan elde edilen özütlerin diş çürümesine yol açan bakterilerin büyümelerini durdurduğu görülmüştür. Bunun sebebinin misvakta yüksek miktarda bulunan flüorürden kaynaklandığı düşünülmektedir.

Misvakın Dişteki Plak ve Dişeti Hastalıklarına Olan Etkisi
Çoğu çalışma, misvakın gingivitis adı verilen diş eti iltihabını ve dişteki plak oluşumunu etkili bir şekilde azalttığını ortaya koymuştur. Etiyopya ve Suudi Arabistan’daki okul çocukları üzerinde yapılan çalışmalarda misvakın dişteki plak oluşumunu diş fırçası kullanıcılarınkinden daha etkili bir şekilde engellediği ortaya konmuştur. Çalışmaya katılan okul çocuklarından misvakın uygun yani etkili kullanımı üzerine verilen talimatlara uymaları istendi. Deneyi yapan araştırmacı diş bakımını ihmal eden özellikle ihtiyarlar için misvak kullanımının hem ekonomik hem de uygulanması pratik olduğu için diş sağlığı konusunda şiddetle tavsiye etmiştir. Bir başka araştırıcı ise, 8 gün misvak kullanımının ardından dişlerdeki plak oluşumunun %75 oranında azaldığını gözlemlemiştir. Buna göre yapılan araştırmalar göstermiştir ki misvakla birlikte diş macunu kullananlarda dişteki plakları yok etmek için başka bir şey kullanmalarına gerek kalmamaktadır. Bilindiği üzere diş macunuyla diş temizliği yapanlara diş hekimleri hariçten diş ipi de kullanmalarını tavsiye etmektedir. Çünkü kalın yapısı sebebiyle diş fırçası diş aralarına iyice giremediği için buradaki gıdaların ancak diş ipiyle temizlenebileceğini söylemektedirler. Oysa fibriler yapı dediğimiz lifli yapısı sebebiyle misvak dişlerin aralarına kadar nüfuz edebilmektedir.
Suudi okul çocuklarında yapılan çalışmada misvak kullanımı dişteki plak oluşumu büyük oranda kaldırabilirken aşırı misvak kullanımının diş etlerinde çekilmeye sebep olduğu gösterilmiştir. Yine misvak kullanıcılarında, misvakın diş etlerine aşırı bastırılmasıyla oluşan çeşitli yaralar neticesinde gingivitis adı verilen diş etlerinde çekilme rahatsızlıkları gözlenmiştir. Diş fırçası kullanıcılarında da benzeri diş eti rahatsızlıklarına rastlanmış olup oransal olarak ikisi arasında ciddi bir fark yok. Fakat misvak kullanıcılarını macunsuz klasik diş fırçası kullanıcılarıyla kıyaslarsak diş eti çekilmeleri misvak kullanıcılarında ciddi oranda daha az rastlanmaktadır. Yine yapılan bir çalışmada misvak özütünden elde edilen diş macununun dişte plak oluşumunu üzerine Oral-B diş macunundan daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Buna göre; güzel bir ağız temizliği, ağızda oluşan yeterince tükürük salgısı ve uygun misvak kullanımının olduğu bir kombinasyon dişteki plak oluşumunu engellemede diş fırçasından daha etkilidir. Ağzın, özütünde misvak içeren bir diş macunu karışımı ile çalkalaması sonucu diş eti iltihabı ve diş etlerinde görülen kanamaların azaldığı görülmüştür. Ayrıca, misvak özütünden yapılan bitkisel ağız yıkama sularının diş etlerinde görülen diş etinin çekilmesine bağlı kanamaları önemli oranda azalttığı görülmüştür. Misvakın yaygın olarak kullanıldığı ülkelerdeki erişkinlerde diş kayıplarının daha az olduğu görülmüştür. Yine Kenya’nın Kaisut Çölü’nde belirli göçebe grupları arasında yapılan bir hastalık tarama çalışmasında, diş çürüğü ve diş eti hastalıklarının 50 yaşın altındaki misvak kullanıcılarda nadir görüldüğü tespit edilmiştir.

Klorheksidin maddesinin dişte plak oluşumunu önlemede misvaktan daha etkili olduğunu ortaya koymuştur. Norton ve Addy adlı iki araştırmacı misvak kullananlarda diş fırçası kullanıcılarına göre daha fazla plak oluşumu ve dişeti kanaması bildirmiştir. Yine misvakın sürekli kullanıcılarında diş fırçası kullanıcılarına kıyasla diş eti iltihabı rahatsızlığının daha fazla olduğu görülmüştür. Başka bir araştırıcıda, misvak çubuğunun diş arasındaki alanları ve dilin yüzeyini temizlemede diş fırçalarından daha az etkili olduğunu belirtmiştir. Misvakın olumsuz etkisiyle ilgili Suudi Arabistan’da yapılan bir çalışmada misvak kullanıcıların kullanmayanlara göre daha derin diş eti ceplerine ve daha yaygın diş eti hastalıklarına sahip oldukları görülmüştür.

Ağız Hijyeni

Misvak gündelik yaşamımızda ağız temizliğinde bir diş fırçasından daha uzun süre kullanıma sahiptir ve ayrıca bir diş fırçasına göre dişlerin yanal yüzeylerine dile bakan yüzeylerinden daha kolay ulaşır. Fakat bazı araştırmalarda misvakın gündelik yaşamımızda daha uzun süre kullanılmasına karşın dişlerin aralarındaki plak oluşumu sayısında diş fırçasından bir farkının olmadığını göstermiştir. Gelişmekte olan birçok ülkede, misvak çubukları sıklıkla tek ağız temizleme aracı olarak kullanılır.

Ağız sağlığının sürdürülmesinde dişteki plakların (mikrobiyal organizmaların birikmesi sonucunda oluşan tabakaların) düzenli olarak uzaklaştırılması, diş çürüklerinin ve diş eti hastalıklarının önlenmesinde önemli bir faktördür. Tabi ki misvakın ağızdaki dişler üzerinde yukarıda söylemiş olduğumuz etkileri gösterebilmesi için şu niteliklere de sahip olması gerekir:

a) Misvakın lifli yapısının aşırıya kaçmayacak şekilde dişler üzerine bir baskı yapması,
b) Misvak kullanımı süresince yukarıda saymış olduğumuz yapısında bulunan diş temizliğindeki önemli kimyasalların misvaktan salınması, ya da her iki maddede geçen olayların gerçekleşmesi.

Misvakın günlük yaşantımızdaki kullanım süresi ve sıklığını üzerine yeterince yapılmış çalışma olmadığı için, misvakın ağız sağlığı noktasında temizleme etkinliğinin bilimsel olarak ölçülmesi pek yapılamamıştır. Ürdün’de 2005 yılında yapılan araştırmaya sonucunda, çoğu Ürdünlü ideal ağız sağlığı için bir diş fırçası ile misvak kullanmanın en etkili yol olduğu kanaatine vardılar. Nitekim misvak, insanların büyük çoğunluğu tarafından rahatlıkla kullanılabilen, uygun fiyatlı ve iyi bir ağız temizliği aracı olarak kabul edilmektedir.

Misvakın Dezavantajları

Misvakın ağız sağlığını korumada önemli bir yardımcı olduğu düşünülse de, kullanımıyla ilgili bazı dezavantajlar da vardır.

Şöyle ki:

a) Misvakın çubuğunun içinde uzanan kılları çubuğun uzun ekseni boyuncadır, fakat bir diş fırçasının kılları elimize göre dik olarak yerleştirilmiştir. Bu sebeple diş sağlığı açısından dişin dile bakan yüzeylerine misvak ile ulaşmak zordur.

b) Misvakın diğer bir dezavantajı ise misvakın uzun süre devamlı olarak kullanılması ile ilgilidir. 1983’de yapılan bir araştırmada misvak çubuğu kullananların, arka dişleri göz ardı ederken ön dişleri aşırı derecede ovuşturdukları gözlenmiştir.

c) Yine bu aşırı ovuşturma ve baskıya bağlı diş etlerinde görülen çekilme/kanamalar kullanımın dezavantajını oluşturmaktadır. Fakat yukarıda saymış olduğumuz tüm bu dezavantajlar bizlerin bilinçsiz kullanımından kaynaklı hatalar olup tüm bu dezavantajlar bir diş hekiminin misvak kullanımın uygun yöntemleri ve süresi üzerine bize vereceği gerekli bilgilendirmeler sonucunda bertaraf edilebilir.

1983 yılında yapılan yine bir çalışmada, S. persica bitkisi (misvak) ve içeriğindeki bileşenlerin hücreye zararlı olup olmadığı ağız dokusundan alınan hücreler üzerinde değerlendirildi. Buna göre; taze kesilen misvakın ağızdaki hücrelere zararlı hiçbir etkisinin olmadığı, buna karşın üzerinden 24 saat geçmiş bir misvak kullanıldığında zararlı bileşenleri içerdiğini görülmüştür. Yüksek dozda misvak özütüne doğrudan maruz bırakılan farelerde, erkek ve dişi üreme sistemleri ve doğurganlık üzerine bazı küçük yan etkiler ortaya çıkmıştır. Deneydeki yan etkiler misvak özütlerinin yüksek dozajları için geçerli olup 1200 mg/kg’a kadar toksik etkinin olmadığı bildirilmiştir.

Sonuç:
Yukarıdaki bölümlerde değindiğimiz onlarca deney ve araştırmalardan hareketle şu sonuçlar ortaya çıkmaktadır;
- Tüm deneysel çalışmalar, misvak bitki ve özütünün ağız dokularına faydalı olduğunu ve ağız sağlığının devam etmesinde iyi bir yardımcı unsur olduğunu göstermiştir.
- Yapılan deneyler göstermiştir ki misvakın tek başına veya bilinen diş fırçaları ile birlikte kullanımı, bilinçli bir şekilde uygulandığında ileri düzeyde bir ağız sağlığına sebep olur.
- Misvakın düşük maliyetli oluşu, ağız sağlığı üzerindeki olumlu etkileri, kolay bulunabilir oluşu ve pratik kullanım özellikleri sebebiyle, düzenli ve bilinçli kullanılmak şartıyla kullanımı önerilmektedir.
- Misvak özütünün ağız sağlığı üzerinde çok sayıda olumlu etkilerinin olduğu göz önüne alındığında diş fırçalarıyla yapılacak diş temizliğinde çoğu kimyasal içerikli diş macunu kullanmak yerine içerisinde misvak özütünün bulunduğu bitkisel içerikli diş macunlarının kullanılması daha doğru olacaktır.
- Misvakın ağız sağlığı açısından en etkin zamanı taze yani yeni kesilmiş dönemde olduğu göz önüne alındığında misvakın değişim süresi de önem arz etmektedir. Bu sebeple sıvısal özelliğini yitirmiş yani aşırı kurumuş misvak kullanmak yerine yeni kesilmiş yani taze misvak kullanmaya ve sık sık değiştirmek ağız sağlığı açısından önem arz etmektedir.
Tüm bu sonuçlardan hareketle iyi bir ağız sağlığının sürdürülmesinde sürekli ve bilinçli bir misvak kullanımının yanında Peygamberimizin sünnetlerinden de olan yemek öncesi ve sonrası el ve ağzın yıkanması, yine yemeğe başlarken ve bitirdikten sonra ağza tuz alınması, sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez mümkünse misvak özütünden yapılmış diş macunlarıyla, eğer bu bulunamıyorsa bitkisel içerikli diğer diş macunlarıyla (örneğin zeytin ağacı özütü gibi) diş fırçası aracığıyla dişlerin fırçalanması, ağızda yer alan çoğu zararlı mikroorganizmaların yok olmasına sebep olur. Tüm bunların birlikte yapılmasıyla ağız kokusundan uzak, dişle ilgili rahatsızlıkların en aza indirgendiği ideal bir ağız sağlığı yakalanmış olur.

Kaynaklar:
- Halawany H.S. (2012). A review on miswak (Salvadora persica) and its effect on various aspects of oral health. The Saudi Dental Journal, 24:63-69.
- Ahmad H., Rajagopal K. (2013). Biological Activities of Salvadora persica L. (Meswak). Medicinal & Aromatic Plants, 2(4):129.

Dipnotlar:
1 İbn-i Mâce, et-Tahâratu Ve Sünenuhâ, 7.
2 Buhârî, Cumua, 8.
3 el-Hakîmu’t-Tirmizî, Nevâdiru’l-Usûl Fî Ma’rifeti Ehâdîsi’r-Rasûl, Dâru’n-Nevâdir, Beyrut 2010, 29. Asıl, h.no:196, c. I, s. 311.
4 Beyhakî, es-Sünenu’l-Kubrâ, Dâru’l-Kutubi’l-İlmiyye, Beyrut 2003, ’Tahâret’, 29, h.no:152, c. I, s. 59.
5 Ahmed b. Hanbel, Müsned, Müessesetu’r-Risâle, Beyrut 1997, h.no:1835, c. III, s. 334.
6 Buhârî, Cumu’a, 8.
7 Ahmed b. Hanbel, Müsned, Müessesetu’r-Risâle, Beyrut 1997, h.no:26340, c. XLIII, s. 361.
8 Buhârî, Vudû’, 74.
9 İbn-i Ebî Şeybe, Musannef, ’Salât’, 3/401, Dâru’l-Kıble, Cidde 2006, h.no:5585, c. IV, s. 175.
10 İbn-i Mâce, et-Tahâratu Ve Sünenuhâ, 7.
Bu içeriğe yorum yazabilirsiniz

Henüz hiç kimse yorum yazmadı.